4 Mayıs 2013 Cumartesi

kameralı chat rulet,chatraw sohbet sitesi

Bugün sizlere kameralı chat rulet sohbet siteleri ve içerigi hakkında bilgiler verecegim..Daha yeni kurulan içerik olarak tasarım aşamasında olan Chatraw sitesidir..
Tasarlanırken öncelikle üye olmanız gereken site Chatraw kolay üyelik şartları çok basit olmalı. Farklı olmalı bir gelen üye olan kişi başkalarınıda yanında getirmeli...Farklı katagoriler olmalı mesela Chat Rulet gibi...

Hem yazı yaz hem oyun oyna tarzında olmalı.. Tabi öncelikli olarak üye olanların ruletin nasıl bir oyun oldunu bilmeleri ve ögrenmeleride gerekli..Bunun için sizlere Rulet nedir onun anlatacagım..Sonrasında ise Chat Rulet hakkında bilgiler aktaracagım..

 Rulet Nedir?

 İlk oynana , oyunun icad edildigi yer İtalya olarak bilinir ve Fransa’da geliştirilen ve bütün dünyaya yayılan eski bir kumahane oyunudur... Çiftçilerin kullandıgı disk biçimindeki yaldızlara demirleriyle; grafik sanatıyla uğraşan gravürlerin provalar yaptıgı sırasında bazı küçük düzeltme ve tesviyeler yapmak için kullandıkları çarklara; oymacılık sanatıyla uğraşanların tahtayı oymak için kullandıkları küçük dişli çelik disklere; terzilerin, postacıların. kişilerin kullandıkları çarka benzeyen delikli aletlerin hepsine rulet adı verilmektedir..

 Canlı Chat Rulet Nedir?

Kumarhanede oyun oynayan zevk düşkünü zatların yaptıkları bir heves degil bir tutkudur. Kumarhane sektörü son yıllarda en büyük sektörler arasında yer almaktadır. Ancak ülkemizde oynanması yasak oldugu  için insanlar fazla bu sektörden kazanım saglayamamaktadır.... Ancak çok büyük kumar alışkanlıgı olanlar farklı ülkelere düzenlenen turnuvalara katılmak kaydı ile kumar oynama isteklerini karşılamaya çalışmaktadırlar... Kumarhaneler kendilerini geliştirerek oyun türleri günümüzde dahada çogaltmışardır.. Günümüzde internettende chat rulet oynamak mümkündür.. Bu oyun türlerinin çoklugu kumar tutkunlarını daha fazla keyif vermektedir... Aslın kumar tutku degil alışkanlıktır...
Geçenlerde Serdar Ortaç bile açıklama yapmadımı? Çok büyük para kaybettim ama şimdi biraktım kumar oynamayı diye..
Şimdi kumarhane oyun türlerini bir inceleyelim..İlk oyun poker...Kayıtlarla oynanan bir oyun olması daha cazip gelmektedir..
Poker oyunu herkezin az çok bildigi insanların büyük tutkularla oynadığı bir kumarhane oyundur. Poker kadar tutulan başka bir kumar türüde canlı rulet oyunudur. Canlı rulet kumarı belkide içinizde ilk defa duyanlar kişiler olabilir. Bakılınca bu oyunda bir çok kumar oyunu kadar tutulan ve sevilen bir oyun turüdür.

30 Nisan 2013 Salı

Netbook, Laptop, Tablet PC Farkı Nedir


Dizüstü bilgisayar satın alacaksınız fakat karar veremiyorsunuz mi satın alacaksınız tam olarak karar  veremiyorsunuz o zaman bu rehber size göre ilk önce, Netbook ve Tablet PC nedir aralarında ne gibi farklar var sizin için en uygun dizüstü bilgisayar hangisi özellik bakımından ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak dizüstü bilgisayarı tanıyalım…

İlk olarak bütçenizi belirlemelisiniz. Piyasada iPad’in tablet PC 16GB’lık WiFi sürümü 499 dolardan satılırken, 64 GB WiFi ve 3G destekli sürümü 829 dolara satılmaktadır. Netbook fiyatları 300 dolardan başlıyor. Laptop’lar ise her iki bilgisayar çeşidinden de daha pahalı, Ortalama bir laptop fiyatı 500 dolardan başlamaktadır tasarım özellikleri ve donanımı arttırdığınız zaman tabi ki fiyatta buna göre artmakta, Satın alacağınız bilgisayardan yüksek performans bekliyorsanız Laptop tercih etmelisiniz Netbook ve Tablet PC’ler Laptoplar kadar hızlı değiller.
Makale yazmak, e-postalar ve mesajlar göndermek için bu cihazların herhangi biri işinizi görecektir. Fakat uzun yazılar yazmanız gerekiyorsa tam boyutta bir klavyeye ihtiyacınız var, bu da ihtiyacınızın laptop’lar bu konuda daha iyi diyebiliriz. Netbook’ların klavye alanı dar Tablet PC’ler ise dokunmatik karar sizin,
Günümüz gelişmiş oyunlarını oynamak istiyorsanız tabi ki Laptop tercih etmelisiniz özellikle netbook’larla bunu yapamazsınız ancak eski küçük oyunları oynayabilirsiniz. Tablet PC’ler içinde oynayabileceğiniz oyunlar mevcut.
İnternette sörf yapıyor, film izleyip müzik dinlemek dışında bir şey yapmıyorsanız Tablet PC’ler size göre fiyatı bakımından ve parlak geniş ekrana sahip olması film severler iiçin iyi bir tercih olacaktır.
Bilgisayarınızda Windows uygulamaları kullanıyorsanız Office, Photoshop, Autocad gibi programlar için Laptop kullanmalısınız fakat bunları nadiren açıyorsanız Netbook’ta tercih edebilirsiniz.

28 Nisan 2013 Pazar

Notebook Parçaları

Notebook Parçaları hakkında sizlere bilgiler aktarmaya çalışacagım...[B]Notebook Parcalari[/B] Notebook bilgisayarların parçaları listesi hakkında ufak analizler burada bulabilirsiniz..

Laptop Ekran : Bakılınca laptopların genelde çogu,  1366×768 çözünürlük özelliklerine sahiptirler. Siz gidip dolaşıp en iyi marka en iyi özellige sahip laptop satın alıyorsanız, en az 1366×768 çözünürlüğünde olmasına ilk dikkat edilmesi gerenidir... Sizin almayı istediginiz laptopun ekran özellikleri 15.6 inç yahutta biraz büyükse, 1920×1080 çözünürlüğünü tercih etmelisiniz. Bu yolları kullanarak daha güzel ve yüksek kalitede görsellige daha rahat kavuşabilirsiniz.Laptop ekranların kaliteli ve iyi çözünürlükte olması göz sağlıgı açısında önemlidir..Ben bu nedenle yeni aldıgınız ürünlerin laptop ekranlarına özelliklerim kısmını iyi okuyun derim..Okumasanız bile satış temsilcilerine danışmanızda sizlere yeterli olacaktır..


 Laptop Batarya: Almayı düşündügünüz Laptopumuzu sadece ev ofis gibi mekanlarda kullanmayacaksanız muhakkak  bataryası altı saat veya daha uzun süre dayanıklı olan laptoplar almaya göz atınız. Bakınca piyasada üretilen birçok firmaya ait laptopların bataryası üç ila dört saatten fazla dayanmamaktadır..Hal böyle oluncada işiniz genelde yarım kalmaktadır...Ben sizlere iyi bir laptopum olsun diyorsanız bu dediklerimi muhakkak kaale almalısınız..Eger sadece laptop alırken fiyata endexlenirseniz inanın sonunda mutsuz olursunuz.

 Laptop Klavye : Bakın laptop alırken diger dikkat etmemiz gereken konu ise klavye yani tuş takımlarının uyumu olmalı...En iyi kullanışlı klavyesi olan laptop seçilmelidir..Seçeceginiz laptop klavyesi q mu yoksa normalmi seçmelisiniz...Bu seçimin size faydası çok olacaktır...

Simdi sizlere notebook, laptop markalarının listesini yazımın sonunda yayınlıyorum..
Macbook Pro Retina Ekran Apple Notebook,Sony Vaio SVS15123CXS Noteboo
G75VW-DS73-3D Series Asus Notebook
Macbook Pro Retina ME665LL/A Apple Notebook
Macbook Pro Retina ME664LL/A Apple Notebook
Macbook Pro Retina ME662LL/A Apple Notebook
Macbook Pro Retina Ekran Apple Notebook
Toshiba Satellite C855-2F7 Notebook
Toshiba Satellite C850-1H8 Notebook
Toshiba Satellite C855-S5158 Notebook
L875-S7153 Satellite Toshiba Notebook
Toshiba Satellite C855-S5108 Notebook
Toshiba Satellite C875-S7103 Notebook
P855-S5102 Satellite Toshiba Notebook
S855-S5381 Satellite Toshiba Notebook
Satellite Toshiba Notebook,osmio Toshiba Notebook
Probook Hp Notebook
Probook Notebook
Inspiron Dell Notebook

24 Nisan 2013 Çarşamba

Vladimir Lenin'in 143'üncü doğum günü kutlandı

Vladimir Lenin'in 143'üncü doğum günü kutlandı
 Rusya'da Bolşevik devrimin lideri Vladimir Lenin'in 143'üncü doğum günü kutlandı. Rusların yüzde 60'ı Kızıl Meydan'da mumyalanarak bir müzeye konulan Lenin'in gömülmesinden yana görüş bildirdi.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurucu lideri Vladimir Lenin'in dün kutlanan 143'üncü doğum günü, eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Rus televizyonu "Russia Today"in internet sayfasında yer alan habere göre, Rusların yüzde 60'ı Lenin'in naaşının defnedilmesini savunuyor.

Rusların yüzde 57'si Lenin'in tarihi bir figür olarak ülke tarihinde olumlu bir rol üstlendiğini düşünüyor.

Yine Rusların yüzde 50'si Lenin'in "iyi bir insan" olduğunu ve 22 Nisan'daki doğum gününün her yıl kutlanmasını savunuyor.

1924-1991 yılları arasında "Leningrad" olarak anılan St. Petersburg kentinin isminin yeniden Leningrad olarak değiştirilmesini isteyenlerin oranı ise yüzde 30 civarında çıktı.

Lenin'in doğum günü ve SSCB'nun kuruluş yıldönümlerinde, Sovyet lider Vladimir Lenin'in mumyalanan naaşının Kızıl Meydan'dan alınarak defnedilmesi tartışması gündeme getiriliyor.

Rusya'da milliyetçiler ve Ortodoks Kilisesi, Lenin'in gömülmesini savunurken, komünistler bunu bir provokasyon olarak değerlendiriyor.

23 Nisan 2013 Salı

Mert Nobre Kayserispor'a trasfer oldu

Süper Lig'de son sırada yer alan ve küme düşmesi kesinleşen Mersin İdman Yurdu'nda tecrübeli golcü Mert Nobre gelecek sezondan itibaren Kayserispor forması giyecek.

Devre arası transfer döneminde adı Fenerbahçe ve Beşiktaş ile de anılan Nobre'nin Kayserispor ile 2 yıllık anlaşma sağladığı öğrenildi. Böylece Nobre, Beşiktaş'ta birlikte oynadığı Bobo ile yeniden forvet hattında buluşmuş oldu.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Basın kartı yenileme süresi uzatıldı

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü basın kartı yenileme müracaatı süresinin uzatıldığını duyurdu. BYEGM'den yapılan açıklamada şöyle denildi: "Basın mensuplarının kullandıkları sarı basın kartlarının tertip, dizgi ve baskı bakımından yenileriyle değiştirilmesi ve bilgilerinin güncellenmesi amacıyla 15 Nisan 2013 tarihine kadar belirlenmiş bulunan yeni basın kartı online başvurularının son günü, yoğun istek ve görülen lüzum üzerine, 22 Nisan 2013 tarihine kadar uzatılmıştır. 05-15 Nisan 2013 tarihleri arasında gerçekleşen müracaat aşamasında, Genel Müdürlüğümüzce yapılan değerlendirmelerde Basın Şeref Kartı ve Sürekli Basın Kartı sahiplerinin de kurumumuzda kayıtlı bilgilerinin çok büyük oranda değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, Basın Şeref Kartı ve Sürekli Basın Kartı sahiplerine de, İletişim bilgilerini güncellemeleri adına, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün internet sitesinden (www.byegm.gov.tr), online müracaat etmeleri gerekmektedir. Basın Şeref Kartı ile Sürekli Basın Kartı Sahipleri, aynı internet sitesinin ilgili bölümde düzenlenen beyannameye vesikalık fotoğraflarını da yükleyeceklerdir. Yüklenecek fotoğrafların 4,5 x 6 cm. ebadında olmalıdır.

Microsoft saat üretimi yapacak

Microsoft saat üretimi yapacak Apple, Google, LG ve Samsung gibi dev teknoloji şirketlerinin bileğe takılabilir akıllı saatler üzerinde çalıştığı söylentileri bir süredir gündemde. Artık bu şirketler arasına bir başka dev Microsoft da katıldı. Wall Street Journal’ın haberine göre şirket bir süredir akıllı saat projesi ile ilgili birkaç tedarikçi firma ile görüşüyor. Habere göre Microsoft bu yılbaşında Asya’daki bazı tedarikçilerden bir çeşit saat üretimi için bazı parçalar sipariş etti. Bununla beraber Microsft’un akıllı saat geliştirip geliştirmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Şirket ise konu hakkında açıklamada bulunmaktan kaçındı. Şirketlerin üzerinde çalıştığı düşünülen akıllı saatlerin, akıllı telefonların çoğunda olduğu gibi dokunmatik ekranı olacağı düşünülüyor. Bununla beraber bu saatlerin mesaj alma, fotoğraf çekme gibi akıllı telefon özellikleri yanında sensörler yardımıyla vücut ısısını ölçebileceği, o anki lokasyonunuzu belirleyeceği ve ses ile kontrol edileceği de farklı görüşler arasında. Şu an piyasada olan bazı giyilebilir cihazlar şimdiden bu özelliklerin bir kısmını yapabiliyor. Bu saatlerin bir kısmı fiziksel faaliyetleri ölçüyor, akıllı telefonlar ile bağlantıya geçerek arama, sosyal medya bildirimi veya e-posta geldiği zaman titreşiyor.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Kayahan'ın Atatürk Konuşması


Mustafa Ceceli'ye ödülünü vermek üzere sahneye çıkan Kayahan mesaj dolu bir konuşma yaptı. 
Ünlü sanatçı "Ödül gecelerinde benim sıkça rastladığım eşime anneme babama gibi teşekkürler olur. Ben bugün değişik ama ihtiyaç olan bir şeyi söyleyeceğim, burada birlikte toplanmamıza ve burada böyle şeyler yaşamamıza sebep olan bize hediye eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına sonsuz rahmet ve selamlar olsun..." dedi.
Kayahan'ın konuşması ayakta alkışlandı.Akil İnsanlar listesinin en dikkat çekici isimlerinden olan Orhan Gencebay, gecede 'En İyi Proje' ödülüne layık görüldü.
Ödülü almak için sahneye çıkan Orhan Gencebay, şiir okudu..
Daha güzel, daha adil, sevgi dolu bir dünya için...
İnsanlık için, kardeşlik için, vatan için...
Gelin birlik olalım, yarın çok geç olmadan.
Gelin dirlik olalım, vazgeçin öç almadan.
Nefreti yok edelim, gel sen de katıl bize.
İntikam eşkiyası sevgiyle gelir dize.
Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu?
Mehmetçik değil miydi? Lazı, Çerkezi, Kürdü...
Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda?
Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda?
Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi...
Aynı dinden değil mi Alevisi, Sünnisi...
Bin kere lanet olsun Yezit denen deliye...
Muhabbetle bağlıyız Muhammed'e... Ali'ye...
Geçin o sınıfları, geçin kardeşim geçin...
Barışta buluşalım mutlu Türkiye için...
Düşmanı sevindirmenin ne alemi var şimdi?
Milletçe sarılıp kenetlenmemiz kar şimdi.
Orhan Gencebay şiirin ardından  "Berhudar olun. Teşekkür ediyorum, en candan en kalbi sevgilerimi sunuyorum" diyerek kürsüden indi.

9 Nisan 2013 Salı

Duygu Çetinkaya Kimdir Hayatı

1986 doğumlu olan Duygu Çetinkaya'nın ilk kamera tecrübesi Sinan Çetin'in yapımcılığındaki Plajda Kız Tavlama Klavuzu oldu.
Gönüllüler takımında yer almasına rağmen en az ünlüler takımındaki isimler kadar şöhretli olan Duygu Çetinkaya, bugüne kadar pek çok filmde rol almıştı.
Ardından iki yıl boyunca Show Tv'de yayınlanan Silikon Vadisi adlı teknoloji programını Dinçer Karaca ile birlikte sundu.
Dördüncü Aranıyor adlı gençlik programı ile Show TV'de karşımıza çıkan Çetinkaya, formatını kendi yazdığı programı sundu.
Çılgın Dersane filminde Kurdela Yeşim'i oynadı. Cumhur Cemaat adlı dizide Asuman Dabak ve Hakan Bilgin'in sevimli kızları olan Bahar karakteriyle ekrana geldi.
Binbir Gece'de ise Tardu Flordun'un kız kardeşi Sezen İncioğlu karakteri canlandırdı. 2009 yılında Elit Ödül Töreni'nde gelecek vaad eden oyuncu ödülüne layık görüldü. Duygu Çetinkaya'nın kamera önündeki son işi ise Özcan Deniz'in yönetmenliğini yaptığı Ya Sonra filminde oldu. 
Survivor Ünlüler Gönüllüler'de adaya veda eden ilk isim belli oldu
Survivor Ünlüler Gönüllüler'de daha önce Duygu SMS'e kalmıştı. Duygu'nun ardından SMS'e kalan diğer isim de Emel oldu. Halk oylaması sonucu yarışmaya veda eden kişi Emel oldu ve hemenh erkesle didişen Duygu adada kaldı.

Klorofil Nedir, Klorofil Ne İşe Yarar

Klorofil Nedir, Klorofil Ne İşe Yarar Bitkilerin yaşamsal faaliyetlerine devam etmeleri için en önemli sistemlerden biri olan fotosentez, klorofil adı verilen yeşil renkli bir pigment sayesinde gerçekleşir. Güneşten gelen ve dünya üzerindeki yaşamın devam etmesini sağlayan çeşitli dalga boylarındaki ışınları emen bitki, özümseme olarak tanımlanan bu olay ile fotosentez olayını gerçekleştirir. Fotosentez olayında Karbon Dioksidin şekere ve bitki tarafından kullanılan diğer maddelere dönüştürülmesinde kullanılan güneş ışınları, klorofiller tarafından absorbe edilmektedir. Bitkilerde gerçekleşen fotosentez gibi hayati bir olayın devamlılığı için kritik derecede önemli olan klorofil, bezin zincirinde yer alan tüm canlılar açısından büyük önem taşımaktadır. Klorofilin moleküler yapısı incelendiğinde; merkezde yer alan bir Magnezyum(Mg) atomu çevresindeki 4 adet pirol halkası görülür. Tetra pirol olarak isimlendirilen klorofilin bu yapısı, Magnezyum porfirin olarak da tanımlanmaktadır. A, b, c, d ve f olmak üzere bitkilerde toplam 5 çeşit klorofil oluşumu bulunmaktadır. Bu beş çeşit klorofil birbirinden farklı özelliklere sahip olsa da, moleküler yapı itibarıyla birbirlerine büyük benzerlik göstermektedir. Genel olarak tüm damarlı yeşil bitkilerde a ve b klorofilleri, 1/3 oranında bulunmaktadır. C, d ve f klorofilleri yeşil yapraklı bitkilerin neredeyse tamamında bulunsa da, bu klorofil çeşitlerinin oranı a ve b klorofillere göre çok daha azdır. Yeşil yapraklı bitkilerde en çok bulunan a ve b tip klorofilin temel farkı, molekül yapılarındaki 2. pirol halkasındaki 3. Karbon(C) atomunun bağlanma biçimidir. Karbon atomunun bu iki klorofil çeşidinde farklı şekilde bağlanması, bitkinin ışığı farklı şekillerde absorbe etmesine imkan sağlar. Bakteriler dışındaki tüm yeşil yapraklı bitkilerde bulunan klorofil a, bu özelliği ile en çok rastlanılan klorofil çeşitleri arasındadır. Ayrıca b tip klorofil tüm yüksek bitkiler de ve ilave olarak yeşil yosunlarda bulunur. Kırmızı yosun olarak bilinen deniz bitkilerindeyse klorofil d, kahverengi yosunlarda klorofil c bulunmaktadır. Klorofil a’nın kimyasal formülü “C55H72O5N4Mg” olarak ifade edilirken, klorofil b’nin formülü de “C55H70O6N4Mg” olarak tanımlanır. Klorofil türleri bitkilerde farklı işlevler üstlendiğinden uzun süre boyunca biyologların incelemelerine maruz kalmıştır. Kimyasal yapıları bakımından oldukça kompleks bir yapıya sahip olan klorofillerin dünya üzerindeki canlılığa katkısı ise vazgeçilemez derecede önemlidir.

Görme engellilere özel baston

Görme engellilere özel baston Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde 7’nci sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Muhammet Oran, otomobillerdeki park sensörünü kullanarak görme engelliler için akıllı baston yaptı. Bir cisme yaklaşıldığında sinyal veren baston görme engellilerin ilgi odağı oldu. Fethiye Merkez Atatürk İlköğretim Okulu 7-D sınıfı öğrencisi Muhammet Oran, Teknoloji Tasarım Dersi ödevi için hazırladığı akıllı bastonda, yaydığı ultrasonik sinyallerle geri manevra sırasında otomobille engel arasındaki mesafeyi ölçen park sensörü kullandı. Tıpkı otomobillerdeki gibi sesli uyarı sistemiyle çalışan sensör bir engele yaklaşıldığında kesik kesik, çarpma mesafesine gelindiğinde ise sürekli sinyal vererek görme engelliyi uyarıyor. Bastonun uç kısmına yerleştirilen tekerlekler ise görme engellilerin yürüyüş yolundaki çukur ve tümsekleri basit bir yöntemle tespit etmesini sağlıyor. BEBEK ARABASI TEKERİ, PİL, PARK SENSÖRÜ Bastonu tasarlarken bebek arabası tekeri, park sensörü ve güç kaynağı olarak pil kullanan Muhammet Oran, geçen mart ayında yapımına başladığı tasarımını 2 haftalık çalışma sonunda tamamladığını söyledi. Görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için uzun süre fikir aradığını anlatan Oran, fikri bulduktan sonra yapım aşamasında zorlanmadığını kaydetti. Projenin kendisi için henüz çok yeni ve geliştirilebilir olduğuna dikkati çeken Oran, "Daha öncede bu tarz projelere ilgim vardı. Bu projede görme engelliler üzerinde durdum ve tasarımı yaptım. Ben buna ucunda tekerlekler olduğu için ’görme engelli arabası’ diyorum. Engellilerin duran cisimleri tespit edebilmesi için üzerinde araba sensörü var. Tekerlekler sayesinde de çukur ve tümsekler tespit edilebiliyor" diye konuştu. Oran’ın Teknoloji ve Tasarım dersi öğretmeni Hüseyin Yeşil ise öğrencisinin dersin amacına uygun bir proje hazırladığını belirterek, "Öğrencimizin hazırladığı baston, görme engelli vatandaşlarımızın yardım almadan kendi başlarına yollarda rahatça yürüyebilmeleri sağlayacak. Muhammet’in bu tür çalışmalara ara vermeden devam etmesi, en büyük isteğimiz" dedi. GÖRME ENGELLERİN BEĞENİSİNİ KAZANDI Akıllı baston görme engellilerinde ilgi ve beğenisini kazandı. Bastonu test eden doğuştan görme engelli Seda Çelik, bastonun kaldırımlarda bulunan ağaç, elektrik direği ve iş yerlerinden çıkarılan masa, sandalye gibi engellerde görme engellilere büyük kolaylıklar saylayacağını dile getirdi. Çelik, bir öğrencinin görme engellilerin hayatını kolaylaştıracak bir proje üzerinde çalışmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. 'KALDIRIMLAR TUZAKLARLA DOLU' 6 Nokta Körler Derneği Fethiye Şube Başkanı Mehmet Üstün de bastonu test etti. Kaldırımların görme engelliler için tuzaklarla dolu olduğunu belirten Üstün, bastonun geliştirilmesi durumunda görme engellilere büyük kolaylıklar sağlayacağını aktardı. İlk kez böyle bir bastonla karşılaştığını söyleyen Başkan Üstün, şöyle dedi: "Bunu tasarlayan öğrenciyi kutluyorum. Son derece yerinde bir tasarım olmuş. Bilindiği gibi kaldırımlarımızda görme engellilere güçlük çıkacak her şey mevcut. Ağaçlar ve direklere, iş yerlerinin kaldırıma çıkardığı tezgahlar dolaplar ve diğer eşyalar eklenince görme engellilerin kaldırımda yürümesi imkansızlaşıyor. Yaralanmalara varan düşmeler yaşanıyor. Tasarım bu açıdan kesinlikle faydalı olur. Sesli sinyal yerine titreşim eklenebilir. Hafifletilip, katlanabilir hale getirebilir. Ancak bir çocuğumuzun görme engelliler için duyarlılık göstermesi ve böyle bir çalışmanın içine girmesi bizim için hepsinden önemlidir.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Nisan 2013 Genel Seçim Anketi

Çözüm sürecine destek verenlerin oranı yüzde 57.7 iken, karşı çıkanların oranı ise yüzde 34... Her 3 CHP ve MHP seçmeninden biri destek veriyor. Ege ve Akdeniz'de CHP'den MHP'ye oy kaydı. ANAR anketine göre partilerin son oy oranı şöyle; AK Parti yüzde 53, CHP yüzde 22, MHP yüzde 13...l ''CHP VE MHP TABANINDAN DESTEK VAR'' *Star Gazetesi'nin haberine göre; ANAR Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu, çözüm sürecine son üç ayda desteğin iki kat arttığını açıkladı.l Toplumun yüzde 58'e yakınının sürece destek verdiğini belirten Uslu, süreçte en fazla zarar gören partinin CHP göründüğünü, Ege ve Akdeniz'de bir miktar CHP oylarının MHP'ye kaydığını söyledi. ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK 23 AYDA ARTTI - Toplum çözüm sürecine nasıl bakıyor, önceki anketlere göre artış mı var, azalış mı? *Mart ayının ilk 20 gününde 26 ilde 5 bin 300 kişiyle anket yaptık. Çözüm sürecine destek yüzde 57.7... Desteklemeyen oranı yüzde 34, fikri olmayanlar ise 8.3... Çözüm sürecine destek oranında çok net bir yükseliş var. Aralık'ta Başbakan İmralı ile görüşüldüğünü açıkladı. O süreçten itibaren araştırma yaptık, iki kata yakın destek artışı oldu. Bu kez toplumun sürece adapte olması ve destek vermesi açılıma oranla daha kısa oldu, üç ayda toplumun yarısından çoğu süreci destekler hale geldi.i CHP TABANI DESTEK VERİYOR 1- Partilerin tabanı bu sürece ne oranda destek veriyor? *Muhalefet partileri içinde BDP'de destek çok yüksek, AK Partililer ciddi oranda destekliyor. Hem CHP hem MHP'nin tabanında da destek var, her üç CHP ve MHP'liden biri süreci destekliyor.l Hem CHP'nin hem MHP'nin politikalarını gözden geçirmesi lazım. Bu şekilde devam ederse sıkıntı yaşayabilirler.i AK PARTİ YÜZDE 50-53 BANDINDA 2- Çözüm sürecinde partilerin izlediği politikalar oy oranlarına nasıl yansıyor? *Görüşme yöntemi konusunda toplumun bazı rezervleri ve itirazları olabilir fakat bunun siyasal sonuç doğurup doğurmadığına bakmak lazım. AK Parti'nin oy oranlarında hiçbir düşme yok, oy oranı hala yüzde 50'lerin üzerinde. AK Parti seçimlerden bu tarafa yüzde 50-53 aralığında seyretti yine aynı aralıkta. CHP seçimden sonra 22-24 aralığında seyrediyor, son ayda CHP'nin oy kaybettiğini gördük.i EN FAZLA ZARARI CHP GÖRDÜ *MHP 12-13 aralığında seyrediyordu. Şimdi 13'lerin biraz üzerinde ve CHP'den oy almış görünüyor. Özellikle Ege ve Akdeniz'de bir miktar CHP oyları MHP'ye kaymış görünüyor.l CHP'nin ne yapacağını bilmeyen tutumu demek ki CHP seçmenini rahatsız etti, MHP'ye geçtiler. Bizden önce başka araştırma şirketlerinin yapmış olduğu çalışmalarda da benzer bulgular var. Bu süreçte en fazla zarar gören CHP gibi görünüyor.l CHP zikzak yaptığı için bence oy kaybediyor.i HÜKÜMET KRİTİK EŞİĞİ AŞTI 3- Nevruz'dan sonra çözüme destek oranında nasıl bir seyir görüldü? *Nevruz bence önemli bir dönüm noktasıydı.l Kamuoyu desteğinin Nevruz'dan sonra daha da arttığını düşünüyorum. Hükümet bu kritik eşiği çok hızlı geçti. Açılımda daha uzun zaman almıştı. Ama bu sefer toplum çok daha büyük bir coşkuyla bu politikaya destek vermeye başladı, hükümet kritik eşiği iki aylık süreçte aşmayı başardı.l SÜREÇ KARADENİZ'DE DAHA İYİ ANLATILMALI 4- Bölgelere göre destek oranları ne yönde? *Güneydoğu'da yüzde 81, Doğu'da yüzde 77, İç Anadolu ve Marmara'da yüzde 59, Akdeniz'de yüzde 49, Ege'de yüzde 44, Karadeniz'de yüzde 43 oranında destek var. Ege düşük gibi görünüyor ama yüzde 44 civarında. Oysa seçimlerdeki oylara bakacak olursanız AK Parti'nin oy oranı yüzde 40 civarında.l Aslında AK Parti'nin oyunun üzerinde bir destek var sürece.l Orda tek şaşırtıcı olan Karadeniz. Çünkü Karadeniz'de AK Parti'nin oyu yüksek. Yüzde 55'lerin üzerinde bir oy oranı var, ama destek yüzde 43-44 aralığında. Karadeniz'e bu sürecin biraz daha anlatılması gerekiyor.l Türkiye genelinde seçmenlerin çoğu parti sadakati ve partinin reflekslerine uygun destekler veriyor.l

2 Nisan 2013 Salı

Maria Sibylla Merian Kimdir

1647-1717 yılları arasında yaşayan Maria Sibylla Merian, hem sanat hem de bilim dünyası açısından büyük önem taşıyan bir isimdir. Almanya'nın Frankfurt şehrinde dünyaya gelen Maria Sibylla Merian, botanik ressam olarak çalışmıştır. 1675,1677 ve 1680 yıllarında bitki gravürlerinden oluşan üç koleksiyon yayınlamıştır.

Böceklerle yaptığı çalışmalardan sonra kendine sakladığı örnekleri incelemiş ve böceklerin yumurta, larva, pupa ve yetişkinlik evrelerini yani metamorfozlarını gösteren çizimler yapmıştır. Merian, 186 böcek türünün yaşam döngüsünü tanımlamıştır. Bu tanımların entomoloji yani böcek bilimine katkısı büyüktür. Maria Sibylla Merian'in eseri Der Raupen wunderbare Verwandlung und sonderbare Blumennahrung - Tırtılın İnanılmaz Dönüşümü ve Garip Besin Bitkileri yüksek sosyete tarafından beğenilse de ana dil olarak sadece Latinceyi benimseyen bilim çevrelerince pek kabul görmemiştir.

 Merian, gözlemlediği böceklerin yaşam döngülerini de detaylı bir şekilde incelemiştir. Tırtılın kelebeğe nasıl dönüştüğünü ve dönüşümü esnasında yediği farklı besinleri kayıt altına almıştır. Merian'in bitki, kurbağa, yılan, örümcek ve iguana gibi tropik hayvan çizimleri bugün dünyanın dört bir yanındaki amatör koleksiyoncular tarafından toplanmaktadır. Almancası Vogelspinne olan kuş örümceğinin Maria Sibylla Merian tarafından tanımlandığı kabul edilmektedir.

Surinam'da çizimler yaptığı esnada büyük bir örümceğin bir kuşu yakaladığını gören Merian bunu gravürlerine ekler. Aynı gravürde ve devamındaki metinde Merian, asker ve yaprak yiyen karıncaları da tasvir etmiştir. Merian'in ölümünden çok kısa süre sonra eserleri Amsterdam'da Büyük Petro tarafından görülmüş ve büyük bölümü St. Petersburg'da bulunan koleksiyonlara eklenmiştir.

Kaynak: Milliyet

30 Mart 2013 Cumartesi

Gsite Crawler ile Sitemap Site Haritası hazırlamak

Gsite Crawler ile Sitemap Site Haritası hazırlamak Öncelikle, gsitecrwaler.com sitesinden GSite Crawler programını indiriyoruz (buraya tıklarsanız download sayfasına gidersiniz). Bu yazılım ile google ile uyumlu bir site haritası hazırlayabilirsiniz. Programı indirip kurulumunu yaptıktan sonra açın. Programı açar açmaz üstteki Pause (durdur) yazan butona bir kez tıklayın. Daha sonra hemen sol alt köşedeki Delete (sil) tuşuna basıp uyarılara Yes (evet) diyerek Avaiable Projects (projeler) altındaki iki seçeneğide silin. Sol alt köşedeki Add (Ekle) butonuna tıklayıp, açılan pencerede üste adresimizi tam olarak yazıyoruz. (Örneğin: http://www.dekortr.com/) Alt kısma ise projeye vermek istediğimiz adı yazıyoruz. Yazdıktan sonra Next (sonraki) yazan yere basın. Açılan pencerede, gerekli görüyorsanız değiştirebileceğiniz ayarları değiştirip (gerek yok, olduğu gibi bırakın) tekrar Next e basın. Sonraki ekranda FTP ayarları bulunuyor, dilerseniz bu yazılım ile site haritasını servere göndermeniz mümkün. Eğer kendiniz dosyayı gönderecekseniz birşeyi işaretlemeden geçin. Proje ekleme işlemi için gelen son pencerede de hiçbir ayarla oynamadan hepsi işaretli olarak kalacak biçimde, Finish (son) yazan yere tıklayın. Artık gsite Crawler programı sitenizi araştırmaya ve sitemap.xml dosyası için gerekli bilgileri toplamaya başlar. Bu işlem, sitenizin içeriğine göre 1 dakikadan, 5-6 saate kadar sürebilir. İşlem bittiğinde bu pencere kapanır, programın ana penceresi açılır. Programın ana penceresine otomatik dönüldüğünde yukarıdaki yer alan menülerden Generate (oluştur) yazan butonun yanındaki ok işaretine basın. Açılan menüden, Google Sitemap-file’yi seçiyoruz ve dosyayı istediğiniz yere kaydedin. Oluşturulacak 3 adet dosyayı FTP ile sitenin rootuna gönderin. Dosyaları gönderdikten sonra Google Webmaster Araçları sayfasında girerek, dosyanızı ekleyin.

Sitemap Kodları ne anlam ifade eder

url: Vereceğiniz her link bu biçimde başlar ve biter. loc: Sayfanın linki lastmod: Son değiştirilme yada eklenme tarihi changefreq: Sayfanın yenilenme sıklığı (hourly: saatlik, daily: günlük, weekly: haftalık, monthly: aylık) priority: Önem yada öncelik (örneğin “0.50″ normal sayfalar, “1″ ise kategoriler ve anasayfa için olabilir) Google’ın changefreq kısmında yeralabilecek, hourly, monthly, weekly ve daily seçenekleri yazının ne kadar güncel olduğunun anlaşılmasını sağlar. Sitemap dosyası güncellendiği zaman yeni bir yazı eklendiyse onun changefreq tag’i hourly yada daily olarak değiştirilmelidir. Bu değişikliğe göre geçen hafta eklenmiş bir yazının güncellenme sıklığı weekly, 1 ay önce yayınlanmış bir yazının güncellenme sıklığının monthly olarak değiştirilmesi gerekiyor. Priority için 0.2″, “0.5″, “0.8″, ya da “1″ şeklinde sayılar bulunuyor. Burada priority’den kasıt, yazının site içindeki önemi ve güncellenme sıklığı. Örneğin bir yazıyı siteye yeni eklediniz Google’ın buna dikkatini çekmek istiyorsunuz, burada changefreq kısmını hourly, priority kısmını yaptıktan sonra priority’sini (öncelik) 1 yapabilirsiniz. Bütün linkleri hourly yapmak ve priority’lerini de 1 yapmak fikri, Google algoritmalarına göre spam veya aldatma olarak algılanabilir ve sitenizin banlanmasına (yani silinmesi) neden olabilir. Google Sitemaps’ı otomatik hazırlamak Eğer sitenizin yapısını xml olarak otomatikmen hazırlamak için Google tarafından önerilen Google Sitemap Generator’ı kullanabilirsiniz. Ancak, Google Sitemap Generator Phyton programlama dili kullanılarak yazılmış. Sitenizin yeraldığı server Phyton destekliyorsa sorun yok. Desteklemiyorsa, aşağıda yer alan diğer bir alternatifi deneyin.

Google Sitemap Nedir Ne işe Yarar

Google Sitemaps (yani Site Haritası), sitemize ait içeriğin google botlarınca indexlenmesi için geliştirilmiş bir araçtır. Sitede yayınladığımız içeriğe ait linklerin neler olduğu konusunda bir ön bilgi verip daha hızlı ve rahat biçinde google’ın sitemizi taramasını (indexlemesini) sağlayan bir sistemdir. Bu site haritası, genel olarak xml yada php uzantısındadır. Bütün linklerimizi xml dosyası halinde kaydedip, bu dosyayı Google’ın webmaster araçları bölümü olan Google Sitemaps adresindeneklenir. Eğer daha önce gmail hesabıyla bu bölüme kaydolmadıysanız yeni kayıt yaptırabilir ve bu bölümün nasıl kullanılacağı hakkında geniş bilgiye sahip olabilirsiniz. Google, sitelerde gerçekleşen güncellemeleri daha yakından takip etmek ve daha kaliteli arama sonuçları sunabilmek için başlattığı Google Sitemaps projesini, yeni güncellemeler ve eklemelerle daha ileriye taşıdı. “Google Sitemaps” ilk dönemlerde, siteye yeni bir sayfa, haber, yazı, içerik eklendiği zaman site yöneticisinin linkleri xml dosyasına kaydetmesi ve bu dosyanın Google Botları tarafından incelenmesine dayanıyordu. Google, sitenin tamamını dolaşmak yerine, site haritasına bakıyor ve elinde bulunan eski haritayla karşılaştırarak yeni eklenenleri indeksine alıyordu. Google Sitemaps projesine zamanla eklentiler yapılmaya başlandı. Mesela, Google’ın siteleri ziyareti ve indekslemesi esnasında karşılaştığı hatalara yer verilmeye başlandı. Daha sonra ziyaretçilerin siteyi arama motorlarında hangi kelimelerle bulduğu bilgisi verilmeye başlandı. Bunun yanısıra, artık hangi kelimede kaçıncı sırada yeraldığınız bilgisi de yeralıyor. Google Sitemaps projesinin verdiği hizmetler: *Sitenize gelenler size hangi keywordlerle ulaştı ve bu kelimelerde siteniz kaçıncı sırada yeralıyor. *Sitenizin içeriğinde hangi kelimeler daha çok yer vermişsiniz. *Google robotunun sitenizi indekslemesi esnasında karşılaştığı hatalar. *Sitenizde önceden indexlediği, ancak son aramada ulaşamadığı sayfalar (HTTP 404 hataları, HTTP 200 uyarıları) * Arama motorlarınca en çok başvurulan kaynak olan robots.txt dosyası ve varsa sitenizde bununla ilgili Google robotunun karşılaştığı durumlar Google Sitemaps’i sitenize nasıl ekleyebilirsiniz? Google Sitemaps hizmetinden yararlanmak için öncelikle Gmail’de hesap açmanız gerekiyor (eğer önceden yoksa). Sitenizin içeriğini Google’ın istediği Sitemap formatında yayınlamanız ve bunu sitenizde bir dosyaya kaydetmeniz gerekiyor. Bu dosya “sitemap.xml” adında olmalı ve sitemap kodlarına sahip olmalıdır. Bu dosyayı Google Sitemaps sitesinden giriş yaparak eklemeniz (daha doğrusu Google’ı site haritanızın varlığından haberdar etmeniz gerekir)

Yılbaşında hediye olarak ne alabilirim

Yılbaşında hediye olarak ne alabilirim Sevgiliye verilebilecek en vazgeçilmez kavramdır sevgi.. Dünyada olduğunu hissetmek hatta farklı diyarlarda seyahat etmek kadar da mutluluk veren bir duygudur. Bazen her şeyden vazgeçmeye, her yükün altına girmeye iter sevenleri.. Sevdiğiniz kişiyi mutlu etmenin size dönüşü eş değer olacaktır. Sevdiğin kadar sevilirsin, mutlu ettiğin kadar mutlu olursun prensibi.. Sevgilinizi yılbaşında şaşırtmak, ona unutamayacağı hediyeler vermek istiyorsanız size en özel ürünleri tanıtmak için buradayız. Sevgiliniz hediyelerinizi görünce “bu kadarını beklemiyordum.” demeli.. Ee siz de haklısınız. Zamanda yolculuk yaptığınız zaman “bir de böyle bir sürpriz yapmıştım” demeyi kim istemez ki! Sunacağımız hediyeler hakkındaki düşüncelerinizi beyninize işlerken elinizi yüreğinize koyarak, sevgilinizin vereceği tepkiyi göz önünde bulundurarak hareket edin. Bu oldukça işinize yarayacak. Bizden küçücük ama işinize fazlaca yarayacak bir tavsiye kaptıktan sonra ürünlerimizi incelemeye koyulabilirsiniz. İyi eğlenceler dileriz.

29 Mart 2013 Cuma

Elektriğe zam var mı

EPDK'nın elektriğe zam yaptığı yönünde haberlere yönelik ilk açıklama geldi. Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) elektriğe zam yapılmadığını açıkladı. Elektriğe konutta yüzde 4.52, ticarethanelerde yüzde 3.84 zam yapıldığı iddia edilmişti. Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde Bloomberg HT'nin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da zam haberlerini değerlendirerek, "Türkiye'de elektrik fiyatının artmasına ihtiyaç yok. EPDK kendi başına karar aldı ise doğru yapmamıştır. Sistemin toplamında zam ihtiyacı yoktu. EPDK bazen sistem içi fiyat dengelemesi yapıyor." demişti.

Aşkın kimyası var mıdır

Aşk, insan hayatının en vazgeçilmez bileşenidir. Bir varlığı ya da bir insanı tutku denebilecek kadar ileri düzeyde sevme halidir. Aşkın; zamanı, yaşı, yeri, ırkı, cinsi, vs. yoktur. Aşk, herkese ve her şeye karşı duyulabilmektedir. Aşık olma kontrol edilebilen bir durum da değildir. Kontrol edilemeyen bir durum olması, aşkın her an en basit bir uyarı ile bile gündeme gelebiliyor olması, “Aşkın kimyası var mıdır?” sorusunu da ister istemez akla getirmektedir.l Evet, aşkın bir kimyası vardır; “aşk molekülü” ya da “aşk hormonu” olarak bilinen bir madde vücudumuzda doğal olarak salgılanmaktadır. Beyin tarafından salgılanan feniletilamin “aşk hormonu” olarak bilinir. Beynin, feniletilamin üretmek üzere uyarılması ise birçok nedenle olabilir; “bir görüşte aşk” diye tabir edilen gözgöze gelme, en küçük bir temas, ses tonunun etkilemesi, vb. çok şiddetli olmayan uyarılar dahi feniletilamin hormonunun üretimini tetikleyebilmektedir.l Feniletilamin üretiminin yüksek düzeylerde gerçekleşmesi halinde kişide bazı fiziksel reaksiyonlar görülebilmektedir. Bunlardan bazıları olan; ellerde terleme, kalp atışlarında hızlanma, soluk alıp verme hızında artış, yüzde kızarma gibi etkiler en sık görülenleridir. Bu etkilerin, dopamin ve noradrenalin adı verilen hormonların salgılanması halinde de görülmesi muhtemel olduğundan bazı kaynaklarda üç hormon birlikte aşk hormonları olarak anılırlar: noradrenalin, dopamin, feniletilamin.l Yıllarca sürecek bir bilmece, bir gizemdir aşk! Her ne kadar bir kimyasının olduğuna ve bulunduğuna dair haberlere kadar ilerlemiş olsak da günümüzde, aşkı tam anlamıyla çözmek, anlamak, netleştirmek sanırız ki hiçbir zaman söz konusu olmayacaktır.l Ancak, her ne olursa olsun; her ne keşfedilirse keşfedilsin şu kanaat hiç değişmeyecektir muhtemelen: “Aşk güzeldir ve insanoğlunun mutlu bir şekilde yaşaması için gerekli en önemli ihtiyaçlardan biridir; en az yemek içmek; nefes almak kadar..l

28 Mart 2013 Perşembe

Ahmet Kural Kimdir Yaşı Nereli

Kütahya’da 1982 yılında doğdu.Oyunculuğa merak salmasının asıl sebebi ise konservatuvarda okuyan ablasıydı ve oda oyunculuk sektörüne merak saldı.Selçuk Üniversitesi ve bunun yanında Müjdat Gezen Sanat Merkezinde oyunculuk eğitimi gördü.Sonrasında eğitimini sürdürdüğü Levent Kırca – Oya Başar tiyatosuna dahil oldu.İlk başarısız dizi kariyerini başrol oynadığı Gazi adlı dizide aldı ve gelen ilginin az olması sebebi ile dizi 19. bölümde televizyondan kaldırıldı.En başarılı olduğu dizi ise İşler Güçler dizisi oldu ve halen yayına devam etmektedir.İşler Güçler dizisindeki mükemmel oyunculuğu ile insana ‘Bu adam daha önceden niye keşfedilmedi ki’ sorusunu getiriyor.Ahmet Kural’a eşlik eden Murat Cemcir ve Sadi Celil Cengiz ikiliside dizinin adeta vazgeçilmez gülünç kaynakları.Ahmet Kural 2010 yılında yine Murat Cemcir’inde bulunduğu Çalgı Çengi adlı sinema filminde başrol oynadı. Ahmet Kural’ın Oynadığı Sinema Filmleri Çalgı Çengi adlı sinema filminde Gürkan rolü ile başarılı bir çıkış yakalamıştır. Güneşin Oğlu adlı sinema filminde ise Gerçek Adı( Ahmet ) ile oynamıştır. Memleket Meselesi adlı sinema filminde ise Mustafa adlı karakteri canlandırmıştır.

Sebahat Tuncele Tokat Cezası

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde çıkan olaylarda Güvenlik Şube Müdürü Murat Çetiner'e tokat attığı gerekçesiyle yargılandığı davada 25 bin lira para cezasına çarptırıldı. Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde 2011 yılında Nevruz kutlamaları sırasında olaylar çıkmıştı. Silopi'deki olaylar sırasında BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, ilçede görev alan Şırnak Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Murat Çetiner'e tokat atmıştı. Olayın ardından Emniyet Müdürü Murat Çetiner, milletvekili Tuncel hakkında Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi tazminat davası açtı. Davanın bugün görülen 8'inci duruşmasına Çetiner ile Tuncel'in avukatı hazır bulundu. Mahkeme, Milletvekili Sabahat Tuncel'i, 'kamu görevlisine fiili ve sözlü saldırıda bulunduğu' gerekçesiyle 25 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum etti. Emniyet Müdürü Çetiner, daha önce yaptığı açıklamada, tazminattan kazanacağı parayı Şırnaklı öğrencilerin eğitimine bağışlayacağını söylemişti.

Kocamın beni aldattığını nasıl anlarım

Kocamın beni aldattığını nasıl anlarım İlişkilerin en önemli sorunlarından olan aldatma ve aldatılma, her insanın yaşayabileceği ve ciddiye alması gereken bir konudur. Kadınlar genellikle kocalarının kendilerini aldattığını nasıl anlayabileceklerini düşünür ve bu durumu bazen biraz fazla kafalarına takar. Ancak paranoyaklığa kaçmadan ölçülü derecedeki bir şüphe duygusu, bazen kuşkularınızın doğru çıkmasına da neden olabilmektedir. Kocanızın sizi aldattığını her şeyden önce değişim gösterme biçiminden anlayabilirsiniz. Siz kocanıza bu gözle bakmadığınız sürece, sizi aldattığını gösteren sinyalleri de algılayamazsınız. Kocanızın sizi aldattığından şüpheleniyorsanız ilk yapmanız gereken, önceki yıllar ile şuan ki halini kıyaslamaktadır. Birçok erkek, eşlerinin kendisine daha fazla ilgi göstermesini istediği için daha bakımlı olmaya çalışır. Ancak siz eşinizin sizden beklediği ilgili ona göstermedikçe, bu bakımın nedeni başka kadınlara hoş görünmek için yapılan bir eyleme dönüşebilir. Eşiniz genelde işe giderken üstüne başına, saçlarına ya da sakal tıraşına özen göstermiyorken aniden işe gitmek için hazırlanmaya başladıysa tehlike çanları çalıyor olabilir. Özellikle her zaman saç sakalına dikkat ediyor, giyimine özen gösteriyor ve bir de parfüm sürüyorsa aldatılıyor olduğunuzdan şüphelenebilirsiniz. Aldatan bir erkek en çok yakalanmaktan korktuğundan, cep telefonu bu konuda şüphelerinizi doğrulama aracı olarak çalışacaktır. Eşinizdeki değişimi takip eden sürede birden bire evde geçirdiği zaman zarfında cep telefonunu kapatmaya başladıysa ya da sesini sürekli kısıyorsa ters giden bir şey var demektir. Ayrıca iş ile ilgili sizin ile hiç konuşmuyorken aniden iş ile ilgili toplantılardan ya da yemeklerden bahsederek ertesi gün geç kalacağının altını yapıyorsa, uygun mazeretler için ortam hazırlıyor olabilir. Gün içerisinde her aradığınızda cep telefonuna anında cevap veren kocanız birden bire telefonlarınızı açmıyor ya da çok geç cevap veriyorsa da, endişelerinizde haklı olabilirsiniz. Ayrıca kocanızın sizi aldattığının en büyük göstergelerinden birisi de, harcamalarındaki değişim oranıdır. Şayet ay sonunda bir türlü aile bütçenizi tutturamamaya başladıysanız ve kocanız harcadığı para ile ilgili mantıklı açıklamalarda bulunamıyorsa, dikkatli olmalısınız. Kocanız başka bir kadınla yediği yemeklerin hesaplarını ödediğinden ya da başka bir kadına aldığı hediyeler yüzünden size harcamaları konusunda mazeretler üretiyor olabilir. Bu durumda imkanınız varsa kredi kartı ekstrelerini kontrol etmeniz, harcamaların nerede ve ne zaman yapıldığını kesin olarak öğrenmenizi sağlayacaktır. Kocanız ile telefonda görüşürken size hitap biçimi de, sizi aldattığını ya da aldatmak için girişimde bulunduğunu gösterebilir. Sizin ile sevgi dolu sözcükler kullanan kocanız iş yerinde olduğunu söylediği halde “sevgilim, canım, karıcığım” gibi sevgi belirten sözcükler kullanmamaya özen gösteriyorsa, muhtemelen yanında olan bir başka kadının evli olduğunu anlamaması için çabalıyordur.

Aşk nasıl başlar, Aşık Olmak

Aşk nasıl başlar, Aşık Olmak Aşk büyük bir etkiyle başlar. Kalabalıkların içinde bir kişiyi herkesten farklı görmekle ve ona karşı yoğun beğeni hissetmekle ortaya çıkar. Heyecan, kalp çarpıntısı, gözlerin parlaması, o kişiye odaklanmış merak, normalden daha neşeli, enerjik olma gibi belirtilerle kendini belli eder ve aşık olunan kişiyi düşünmeden duramamak gibi, özellikle iş hayatını çok zorlayıcı bir boyuta ulaşır. İnsanın aklını başından alan, oldukça gizemli ve büyüleyici bir duygudur aşk. Peki neden o? Neden bir başkası değil de o? Aşk üzerine araştırmalar yapan bilim adamları bunun tamamen nörolojik bir süreç olduğunu bildiriyorlar. Bu duruma göre insan ne zaman, kime aşık olacağını asla bilemez. Çünkü ipler vücuttaki kimyasalların elindedir. Aşk kapımızı çaldığında vücudumuzda neler olduğuna bir bakalım. Aşık olacağımız kişiyle karşılaştığımızda beynimizin belli bölümleri birdenbire etkinleşiyor ve bizi şaşkın bir halde o kişiye bakmaya zorluyor. Beynimizde yaşanan durumun adı elektrokimyasal değişim. O anda dopamin, norepinefrin, feniletilamin gibi başlıca sinir ileticilerinin seviyesi ani bir yükselişe geçiyor ve bu kimyasal haberciler beyinde hızlı bir şekilde dolaşmaya başlıyorlar. Böylece aşık olma hissi kısa sürede tüm beynimizi sarıyor. Beynimizden çıkan aşık olduğumuz mesajı daha sonra sinir ağı boyunca tüm vücuda yayılıyor ve bizler inanılmaz bir ruh hali içinde adeta yeniden doğmuş gibi hissetmeye başlıyoruz. Yukarıda bahsettiğimiz üç sinir ileticisinden daha düşük seviyede salgılanan serotonin kimyasalı sayesinde de aşık olduğumuz kişiye saplantılı bir halde bağlanıp kalıyoruz. Yani, bizler için son derece sıra dışı olan aşk, bilim adamı gözüyle vücudumuzdaki ani kimyasal değişimin klasik bir sonucu. İlginç değil mi? “Peki neden o?” sorusunu bu defa “Neden bir başkasını değil de onu görünce vücutta ani kimyasal değişim yaşanıyor?” şeklinde yineleyebiliriz, çünkü hâlâ bir cevabı yok. Bilimin de yetersiz kaldığı nokta bu.

YGS’de müdahale iddiasına inceleme

Gözetmen, ‘Din kültürü ve ahlak bilgisi yerine felsefe sorularını çözün’ dedi. ÖSYM: İddiayı araştırıyoruz. Görevli hatası varsa işlem yapar, öğrencileri mağdur etmeyiz. 24 Mart Pazar günü yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’de coğrafya ve matematik testlerinde hata olduğu tartışmaları sürerken, bir iddia da Gaziantep’den geldi. Arif Nihat Asya Lisesi’nde 270223004 no’lu salondaki öğrencilerin, gözetmen öğretmen hatası nedeniyle din kültürü ve ahlak bilgisi yerine felsefe sorularını yanıtladığı iddia edildi. H.K’nın iddiasına göre, gözetmen öğretmen sınav sırasında öğrencilere düz lise mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından değil, felsefe sorularından sorumlu olduğunu söyledi. Mağdur edildiğini savunan H.K, sınav sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Din kültürü ve ahlak bilgisi sorularının yanıtlarını optik kağıda geçirirken gözetmen öğretmen müdahale etti. Bize, ‘Düz lise mezunları din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından değil, felsefeden sorumlu. Din kültürü sorularını imam hatip mezunlarının yanıtlaması gerekiyor’ dedi. Ayrıca kitapçıkta yer alan dipnotu okumamızı istedi. Dipnot da çok net değildi. Kafa karıştırdı. Birçok kişi itiraz etti fakat hoca aksini savundu. Dikkatimiz dağıldı. Din kültürü sorularını silip, felsefeyi cevapladım. Diğer arkadaşlar da öyle yapmıştır. Mağdur edildim. ” KAMERA KAYITLARI İNCELENİYOR ÖSYM yetkilileri ise konuyu incelemeye aldıklarını ve iddia doğru ise adayların mağdur edilmeyeceğini söyledi: “Söz konusu salonda kamera kayıtlarını incelemeye aldık. Böyle bir durum varsa o salondaki adayları mağdur etmeyiz. Ama öncelikle bizim bu bilgileri kamera kayıtları ile tespit etmemiz gerekiyor. Eğer görevlilerin hatası varsa gerekli işlemleri yaparız. Adayların mağduriyeti söz konusu olmaz. Gözetmen öğretmenler ilk ifadelerinde iddiayı doğrulamadılar. Konuyu yönetim kuruluna sunarız. Karara göre hareket ederiz.” Yetkililer ayrıca, bu durumda olan adayların ÖSYM’ye yazılı olarak başvuruda bulunmasını istedi. YGS’de din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından sorumlu olduğu halde felsefe testini yanıtlayan öğrencilerin tespiti için de bir çalışma yürütülüyor. HER DİN SORUSU 22 PUAN GETİRİR Fem Yayınları Rehberlik Koordinötürü Faruk Ardıç ise şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez din kültürü sorularının nasıl cevaplandırılacağı kafa karıştırdı. Bunlar sıralamayı çok etkiliyor. 1 Din Kültürü sorusunun getirisi 4-5 puan olduğu düşünülürse 5 sorunun YGS-3 puan türünde 17, YGS-4 puan türünde 22 puan getirisi olur. Bir adayı ortalama 5 bin öne veya arkaya iter.” - Gönül KOCA DİĞER EĞİTİM HABERLERİ: ‘Kolejliler YGS’ye kendi okullarında girdi’ tartışması CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, YGS’de ÖSYM’nin son birkaç yıldır uyguladığı “özel okullarda sınav yapmama” kararını deldiğini iddia etti. Özel, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, YGS’de Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan Özel Birlik Koleji’nde öğrencilerin aynı okulda sınava girdiklerini savundu. Özel, şu soruları sordu: “Son YGS’de özel okullarda öğrencilerimiz sınava girmişler midir? Girmişlerse, hangi il ve ilçelerde özel okullarda sınav yapılmıştır? Soma Özel Birlik Kolejinde okuyan öğrencilerin YGS’ye kendi okullarında girdikleri iddiası doğru mudur? Doğru ise gerekçesi nedir? ” ÖSYM yetkilileri de, iddialarla ilgili, “‘Özel okullarda kesinlikle sınav yapılamaz’ diye kesin bir kararımız yok. İllerde sınav salonu yeterli değilse özel okulları da kullanabiliyoruz. Öğrenciler sınav salonlarına da rastgele atanıyor” açıklamasını yaptı. Özel: Belli bir gruba ait okulda Özel, soru önergesini vermeden önce, ÖSYM yetkilileri ile söz konusu iddiayı paylaştıklarını ancak yetkililerin kesin bir dille özel okulda sınav yapılmadığını savunduklarını belirterek, şunları söyledi: “Niye özel okul seçildi ve o özel okulun öğrencileri kendi okullarında nasıl sınava alındılar? Özellikle sınavlardaki kopya ve şifre iddialarıyla gündeme gelen bir gruba ait bir okulda sınav yapılıyor olması da Soma halkında tepki yarattı.” - Esra KAYA/ANKARA Uzmanlar: 2 soru hatalı UZMANLAR YGS’de coğrafya 26’ncı ve matematik testi 30’uncu soruda hata olduğunu iddia ediyor. Bu soruların öğrencilerin kafasını karıştırıp, yanlış yönlendirdiğini iddia eden eğitimciler, “İfade hatası nedeniyle öğrenciler sınavda zor durumda kaldı” dedi. ÖSYM ise, her iki soru ile ilgili üniversitelerdeki akademisyenlerden rapor istediklerini, bu raporlara göre bir karar verileceğini açıkladı. ÖSYS kılavuzunda değişiklik ÖSYM, ÖSYS kılavuzunda güncelleme yaparak Lisans Yerleştirme Sınavları’nda (LYS) din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olanların hangi alandan kaç soru yanıtlayacağını ekledi. 25 Mart Pazartesi günü yapılan değişikliğe göre, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olan öğrenciler LYS’de felsefe grubunda yer alan psikoloji ve sosyolojiden 3’er, mantıktan ise 2 soru yanıtlayacak. 109 kişi ifade verdi ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010 yılında yapılan KPSS Eğitim Bilimleri sınavındaki kopya iddialarıyla ilgili yürüttüğü soruşturmada, ÖSYM’de çalışan 109 kişi polise ifade verdi. Şüphelilere mail trafikleri ve mal varlıkları soruldu. Eski ÖSYM başkanı Ünal Yarımağan ile Genel Sekreter ve bazı yöneticilerin ise soruşturmayı yürüten savcıya ifade verecekleri öğrenildi.

27 Mart 2013 Çarşamba

Kırmızı Erik Şurubu Tarifi Yapılışı

Kırmızı Erik Şurubu Tarifi Yapılışı Her ne kadar Ata ile ilgili sağlık problemlerimiz azalsa da alerji dönemlerini boş geçmiyor. Geçen haftadan öyle öksürmeye başlayınca hazır meyve sularını içmesin diye derin dondurucudaki erikleri çıkardım. Tencereye yarım kilo erik,bir tane çubuk tarçın,küçük bir parça çubuk vanilya,yarım avuç kadar nar çiçeği,yarım çay bardağı şeker koyup erikler yumuşayana kadar kaynattım.Şekeri damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz,ben az ekledim. Harika bir tadı oldu.Ne yazık ki erik az kalmıştı dolapta.Onu da zaten et haşlarken ya da zeytinyağlı yemekleri pişirirken hafif ekşilik versin diye birer-ikişer içlerine atıyordum.Seneye daha çok depolayacağım:) İşte benim pazartesinden lezzet notlarım bu kadar.. Görüşmek üzere...

Damla Sakızlı Rulo Tarifi

Damla Sakızlı Rulo Tarifi Söylediğim gibi bugün tembellik günümdü.Tembellik iyi de Ata illa sorar gelince" tatlı birşeyler var mı?" diye. Baktım çekmecede Dr.Qetker'in sakızlı muhallebi paketi var,hemen işe koyuldum. Tarifi Dr.Qetker'in kendi sitesinden aldım.Olduğu gibi yazıyorum buraya. ****** Malzemeler: 10 adet kakaolu petit beurre bisküvi 45 g (yarım su bardağı) öğütülmüş fındık 1 çay kaşığı tarçın 1 poşet Dr. Oetker Sakızlı Muhallebi 700 ml (3,5 su bardağı) süt 25 g margarin Hazırlanışı: Bisküvileri ufalayarak un haline getirin. Öğütülmüş fındık ve tarçın ile karıştırıp 26x35 cm boyutlarındaki tepsiye tabanını kaplayacak şekilde yayın. Sakızlı muhallebiyi süt ile karıştırarak pişirin. Kaynamaya başladığında margarini ilave edin ve 3-4 dakika daha kaynatın. ocaktan alın, 5-10 dakika karıştırarak soğutun ve mikser ile 5 dakika çırpın. Bisküvilerin üzerine eşit yayın ve buzdolabında 2-3 saat bekletin. Spatula ile dikdörtgenler şeklinde porsiyonlayın. Rulo şeklinde sararak servis tabağına alın.

Aşk İle Yaşanan Cinsellik Zekayı Arttırıyor

Aşk İle Yaşanan Cinsellik Zekayı Arttırıyor Pavia Üniversitesi’nden İtalyan bilim adamları, aşıkken yapılan seksin zekayı arttırdığını ortaya çıkardı. Uzmanlar, uzun süreli evli olan çiftlerden ve aşık çiftlerden kan örnekleri aldı. Yapılan incelemeler sonucunda bir kişinin sinir hücrelerinin aşıkkendaha yoğun olduğu belirlendi. Buna bağlı olarak zeka ve tepki verme yetisi de artıyor. Ayrıca seks esnasında beyin hücrelerinin de daha aktif olduğu kaydedildi. Araştırmada yeni aşık çiftlerinin sinir hücrelerinin büyüme hızının oldukça yüksek, uzun süredir evli çiftlerin hücrelerinin ise daha az yoğun olduğu belirlendi. Uzmanlar, seksin stresi azalttığını, zekayı arttırdığını ve hem fiziksel hem de ruhen kişinin iyi hissetmesini sağladığını öne sürüyor.

Hürrem Sultan Hayatı, Hürrem Sultan Kimdir

Muhteşem Yüzyıl dizisi ile birlikte Hürrem Sultan çok dikkat çekti birçok kişi Hürrem sultanin hayatını araştırıyor. Acaba Muhteşem Yüzyıl dizisi gerçeklerle ne kadar bağdaşıyor diyenler ve Hürrem Sultanin hayatını Merak edenler için Hürrem Sultanin hayatını inceleyelim . Hürrem Sultan; Doğumu: 1506 – Ölümü: 1558 Doğum adı: Aleksandra Lisowska, Avrupa’da Roxelana olarak bilinir) Osmanlı padişahı I. Süleyman’ın (Kanuni Sultan Süleyman) eşi ve sonraki padişah II. Selim’in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikahla evlenmiş tek kadın olma ayrıcalığını taşır. Kökeni: Lehistan Krallığı’nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn’de doğdu. Tatar akıncılar tarafından 1520 ve daha sonra Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunuldu. tarihinde Rohatyn’den kaçırılmış 16. Yüzyıl kaynaklarına göre kızlık ismi bilinmiyordu. Ama daha sonraki kayıtlara göre mesela 19. yüzyılın Ukrayna’daki ilk kayıtlarına göre Anastasia (Kısaca Nastia) Polonyalıların geleneğinde, Aleksandra Lisowska olarak bilinir. Genelde Hürrem Sultan ya da Hürrem balsaq sultan olarak bilinirdi; Avrupa dillerinde Roxolena, Roxolana,Roxelane, Rossa, Ruziac, Türkçe’de Hürrem (Farsça kökenliخرمKhurram),neşeli olan kişi ve (Arapçada Karima -كريمة) Soylu olan kişianlamına gelir. Roxelana, onun gerçek ismi olmayabilir ama takma adı onun Ukraynalı soyuna ait olan (Günümüze ait yaygın isim Ruslana) ve doğu slav ismi olan, Roxolany ya da Roxelany, şimdiki Ukrayna halkında 15. Yüzyıldan sonra kullanılıyordu. Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Güzelliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni’nin cariyelerinden biri olan Mahidevran Sultan’dan Mustafa isimli bir oğlu vardı. Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa’nın Kanuni’den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan’ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan’ın önüne geçti ve Kanuni’nin güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi oldu. Bazı kaynaklar çeşitli entrikalar uygulayarak 16. Yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkilediği iddia ederler. Kızı Mihrimah Sultan’ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam’la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa’yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan’ın Kanuni’yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa’da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan’ın ölmesinden sonra Hürrem Sultan’ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan’a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa’nın türbesini yaptırttı. Devlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar. Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman’dan önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim’in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camii Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır. Hayır İşleri: Hürrem Sultan İstanbul’da günümüzde onun adıyla anılan Haseki Semtinde, Mimar Sinan’a Haseki Külliyesi’ni yaptırmıştır. Külliyenin içinde bir hamam, medrese ve hastane bulunmaktadır. Ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırtmıştır. Ölümünden Sonra: Hürrem Sultan Avrupa’da, modern Türkiye’de ve batıda birçok resim, müzik ve bale gibi tarihi çalışmalara konu olmuştur. Mesela Joseph Haydn’in 63. senfonisini örnek verebiliriz. Eserler Ukraynalılar tarafından yazılmıştır ama genelde İngilizce, Almanca ve Fransızcadır. Hürrem Sultan’ın doğduğu yer olduğuna inanılan Ukrayna’nın Rohatyn kentinde bir Hürrem Sultan anıtı bulunmaktadır. 2007 yılında, Ukrayna’daki bir liman kenti olan Mariupol’daki Müslümanlar Hürrem Sultan’ın onuruna bir müze açmıştır.

25 Mart 2013 Pazartesi

Facebook mesaj yollamak ücretli

Facebook'ta arkadaş listesinin dışındaki birine mesaj göndermek paralı oldu. Listenizin dışındaki birine gönderdiğiniz mesajın diğer klasörüne düşmesini istemiyorsanız, 53 kuruş ödeyerek gönderinizin kullanıcının gelen kutusuna düşmesini sağlayabilirsiniz. KARTTAN ÇEKİLECEK Paralı mesajı seçtiğinizde karşısınıza çıkan yönledrmede kredi kartı bilgilerinizi girip ödeme yapıyorsunuz.

20 Mart 2013 Çarşamba

Radyo Dinle Radyoyo Fatih

Radyo Dinle Radyoyo Fatih 2. Mehmed veya sık kullanılan unvanıyla Fatih Sultan Mehmed, (Mehmed-i sānī), (d. 30 Mart 1432 – ö. 3 Mayıs 1481) yedinci Osmanlı padişahıdır. Sultan II. Murad ve Hüma Hatun'un oğludur. Radyo Dinle Radyoyo İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur. Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır. İstanbul'u fethetmesinden sonra Caesar (Sezar, Kayser) ünvanını da kullanmaya başlamıştır. İstanbul'un fethiyle 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu son bulmuştur. Fatih, çıkardığı yasalarla devleti önemli ölçüde yeniden biçimlendirmiştir. II. Mehmed 29 Mart 1432 Pazar günü şafak vakti, o dönemde Osmanlı Devleti’nin başkenti olan Edirne'de doğdu. Babası II. Murat'ın dördüncü oğluydu. Annesi Hüma Hatun adıyla bilinir. Radyo Dinle Radyoyo Mehmed iki yaşına kadar Edirne'de kaldıktan sonra 1434'te sütninesi ve küçük ağabeyi Ali ile birlikte 14 yaşındaki büyük ağabeyi Ahmet'in Rum sancakbeyi olduğu Amasya'ya gönderildi. Burada ağabeyi Ahmet'in erken yaşta ölmesi üzerine Mehmed altı yaşında Rum sancakbeyi oldu. Diğer ağabeyi Ali ise Manisa'da Saruhan sancakbeyi oldu. İki yıl sonra babaları II. Murat'ın talimatıyla iki kardeş yer değiştirdiler ve Mehmed Saruhan sancakbeyi oldu. Mehmed'in eğitimi için babası çeşitli hocalar görevlendirdi. Ancak zeki olduğu kadar hırçın bir çocuk olan Mehmed'in eğitilmesi kolay olmadı. Sonunda babası otoriter bir alim olan Molla Gürani'yi görevlendirdi. İlk kez tahta çıkışı:Radyo Dinle Radyoyo II. Murat 1443 yazında Karaman beyi İbrahim'i Anadolu'da yenilgiye uğrattıktan sonra Ekim ayında Edirne'ye döndüğünde Hunyadi Yanoş, Macar Kralı Ladislas ve Sırp Despotu Yorgo Brankoviç önderliğinde bir Hıristiyan ordusunun Tuna'nın güneyindeki Osmanlı topraklarını istila etmeye başladığı haberini aldı. Aynı dönemde Amasya'dan Şehzade Ali'nin öldüğü haberi geldi. Ağabeyinin ölümüyle Radyo Dinle Radyoyo Mehmed tahtın yeni vârisi olmuştu. II. Murat Hıristiyan ordusunun 25 Aralık'ta İzladi'de durdurulmasının ardından başlayan müzakereler sırasında Mehmed'i Manisa'dan Edirne'ye getirtti. 12 Haziran 1444'te Edirne'de Macarlarla antlaşma yaptıktan bir ay sonra oğlu Mehmed'i Edirne'de Sadrazam Çandarlı Halil Paşa denetiminde "Kaymakam" olarak bırakarak, Hamidili topraklarını işgal eden Karamanlıların üzerine yürümek üzere Anadolu'ya geçti. Karamanlılarla Yenişehir'de bir anlaşma yaptı. Yenişehir'den ayrıldıktan sonra Ağustos ayında Mihaliç'te yeniçeri ağası Hızır Ağa ve diğer beylere tahttan oğlundan yana resmen çekildiğini duyurdu ve ordusu Edirne'ye dönerken kendisi Bursa'da kaldı. II. Murat'ın 1444 yazında doğuda ve batıda barışı sağladığını düşünerek tahttan çekilmesi Edirne'de bir otorite boşluğu yaratarak devleti buhrana sürükledi. Dış siyasette ihtiyatlı davranmayı tercih eden Sadrazam Çandarlı Halil Paşa ile Mehmed'in etrafında toplanmış olan Şahabeddin, Zağanos, Turahan paşalar arasında rekabet baş gösterdi. Ağustos başında Kral Ladislas'ın Osmanlılarla yapılan barışı geçersiz sayarak yeni bir Haçlı Seferine çıkacağını ilan etmesi başkent Edirne'de paniğe yol açtı ve halk şehri terk etmeye başladı. Konstantinopolis'te Rumların himayesinde olan ve Osmanlı tahtında hak iddia eden Orhan Çelebi de bu dönemde Çatalca yakınlarında İnceğiz'e ve Dobruca'ya geçerek bir isyan girişiminde bulundu. Bu girişim Şahabeddin Paşa tarafından önlendi ve Orhan Çelebi Konstantinopolis'e kaçtı. Varna Meydan Muharebesi Eylül ayı sonlarında Kral Ladislas önderliğindeki Hıristiyan ordusu Tuna'yı aşarak Edirne'ye doğru yürürken bir Venedik filosu da Çanakkale Boğazı'nı kapattı. Sadrazam Halil Paşa'nın çağrısıyla II. Murat Anadolu Hisarı'nın bulunduğu noktadan Rumeli'ye geçerek Edirne'ye geldi ve 10 Kasım 1444'te Hıristiyan ordusunu Varna'da ağır bir yenilgiye uğrattı. Varna Savaşı sırasında ve sonrasında Mehmed tahttan çekilmemişse de fiilen padişah II. Murat'tı. Zağanos ve Şahabeddin Paşalar genç padişahın otoritesini güçlendirmek için Mehmed'i Varna Savaşı'na götürmek istemişler ama Sadrazam Halil Paşa buna mani olmuş ve onlara karşı II. Murat'a gerçek padişah muamelesi yapmıştı. Ancak II. Murat savaştan sonra oğlunun konumunu zayıflatmamak için fiilî durumu hakiki bir cülus haline getirmeden Manisa'ya çekildi. Murat 1446'nın Mayıs ayında Sadrazam Halil Paşa'nın çağrısıyla bir kere daha Edirne'ye, tahtına döndü. Bunun sebebi Mehmed'in Konstantinopolis'e saldırma planları yapıyor olmasıydı. Halil Paşa kendi gücünü zayıflatacağı düşüncesiyle bu saldırıya karşı gelirken Mehmed'in yandaşı olan Zağanos ve Şahabeddin Paşalar bu planı destekliyordu. Sonunda Halil Paşa bir yeniçeri isyanı düzenleyerek Mehmed ve yandaşlarını iktidardan uzaklaştırdı. Murat'ın yeniden tahta geçmesi üzerine Mehmed Manisa'ya çekildi, Zağanos Paşa da Balıkesir'e sürgüne gönderildi. Manisa dönemi (1446-1451) Mehmed'in Manisa'daki ilk yıllarında neler yaptığına dair çok fazla bilgi yoktur. Babasının 1446'da Mora'ya düzenlediği sefere katılmamıştır. 1447 sonlarında ya da 1448 başlarında Arnavut kökenli bir Hıristiyan köle olan Gülbahar Hatun'dan ileride padişah olacak Bayezid adında bir oğlu oldu. 1448'de Macarlar ile yapılan II. Kosova Savaşı'nda babasına Anadolu birliklerinin önderliğinde eşlik ederek ilk defa bir savaşta yer aldı. 17 yaşına geldiğinde Gülbahar Hatun ile birlikteliğini tasvip etmeyen babası tarafından Dulkadir hanedanından Süleyman beyin kızı Sitti Hatun ile evlendirildi. Mehmed Manisa'da bulunduğu sıralarda oldukça başına buyruk bir biçimde hareket etti. Onun rızasıyla Türk korsanları Ege'deki Venediklilere saldırıyordu. Hicri takvimle 852 (1448/1449) yılında Selçuk'ta kendi adına paralar bastırdı. 1449'un Ağustos veya Eylül ayında annesi vefat etti. 1450 yılında babasının İskender Bey üzerine yaptığı Arnavutluk seferine ve başarısızlıkla sonuçlanan Akçahisar kuşatmasına katıldı. İkinci kez tahta çıkışı II. Murat 1451'in 3 Şubat günü öldü. Mehmed babasının ölüm haberini Sadrazam Halil Paşa'nın özel ulakla Manisa'ya gönderdiği mektupla aldı. Anlatılana göre "Beni seven ardımdan gelsin!" diyerek atına atlayıp, kuzeye doğru yola çıkmıştı. Mehmed 19 Şubat 1451’de Edirne'de ikinci kez tahta çıktı. Çandarlı Halil Paşa'yı sadrazamlık makamında tuttu, İshak Paşa'yı da Anadolu beylerbeyi olarak atadı ve babasının cenazesine eşlik etmek üzere Bursa'ya gönderdi. Mehmed her ne kadar Çandarlı Halil Paşa'yı görevinde bıraktıysa da artık gerçek iktidar kendisiyle birlikte lalaları Şahabeddin Paşa ve Zağanos Paşaların başını çektiği savaşçı kesimin eline geçmişti. Mehmed'in amacı Tuna'nın güneyindeki Balkan toprakları ile Fırat'ın batısındaki Anadolu topraklarını alarak büyük dedesi Yıldırım Bayezid'in oluşturmaya çalıştığı merkeziyetçi imparatorluğu kurmaktı. Ancak Bayezid'in aksine bunu yapmak için önce Konstantinopolis'i alması gerektiğini düşünüyordu. Öte yandan gerek batıda ve gerekse de Doğu Roma'da yeni padişah genç yaşı ve tecrübesizliği dolayısıyla ilk başta önemli bir tehdit olarak algılanmamıştı. Bu görüş Mehmed'in 1451'de Venedik, Ceneviz Cumhuriyeti, Macaristan ve Sırp Despotluğu ile babasının yapmış olduğu anlaşmaları yenilemesiyle pekişmişti. Mehmed Doğu Roma'ya da babası dönemindeki dostane ilişkileri devam ettireceğini ve Süleyman Çelebi'nin Konstantinopolis'teki torunu Orhan için yıllık 300 bin akçe ayırdığını bildirmişti. Mehmed'in yetersiz bir hükümdar olduğunu düşünen yalnızca Hıristiyanlar değildi. Tahta geçmesinin ardından Karamanlılar yerel beylikleri yeniden diriltmek üzere ayaklandılar ve Seydişehir ile Akşehir'i ele geçirdiler. Bunun üzerine 1451'in yazında Mehmed Anadolu'ya geçti ve kısa sürede bu isyanı bastırdı. Bu sırada Mehmed'in Anadolu'da bulunmasını fırsat bilen Doğu Roma İmparatoru Konstantinos ulakları vasıtasıyla Süleyman Çelebi'nin torunu Şehzade Orhan'ın ödeneğinin yapılmadığını, ödeneğin ikiye katlanmaması halinde Orhan'ın Osmanlı tahtında hak iddia etmesine izin vereceği tehdidinde bulundu. Mehmed sorunu çözeceğini söyleyerek elçileri gönderdi ancak Edirne'ye döndükten sonra Orhan için ayrılmış olan gelirlere el koydu ve Konstantinopolis'in ablukaya alınmasını emretti. İstanbul’un fethi Mehmed kuşatma hazırlıklarına 1451 sonlarında başladı. Boğaz'ın Anadolu yakasında büyük dedesi Bayezid'in yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı'nın karşısına o dönemde Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı'nın inşa emrini verdi. İmparator Konstantinos Mehmed'e hisarın yapımı için kendisinden izin alması gerektiğini bildirmek için elçiler gönderdi ancak Mehmed elçileri kabul etmedi. İmparator en son 1452'nin Haziran ayında barış görüşmeleri için bir kere daha elçilerini gönderdi ancak Mehmed elçileri reddetti. Bu savaş ilanı anlamına geliyordu. Hisar 1452'nin Ağustos ayında tamamlandı. Böylece boğazın kontrolü Osmanlıların eline geçmiş oldu. Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı. Aksi takdirde gemiler top atışıyla batırılacaktı. 1452 sonlarında ödeme yapmayı reddeden bir Venedik gemisi batırılmış, kaptanı ve tayfası tutuklanmıştı. Söz konusu toplar Erdelli Urban adında bir top dökümcüsü tarafından yapılmıştı. Mehmed kendisinden Konstantinopolis'in surlarını yıkabilecek güçte bir top yapıp yapamayacağını sormuş Urban da "Ne Konstantinopolis, ne de Babil'in surlarının karşı koyabileceği bir top yapabileceğini" söylemişti. Öte yandan bu gelişmeler karşısında İmparator Konstantinos Papa ve İtalyan şehirlerinden umutsuzca yardım talebinde bulundu ama bunlar sonuçsuz kaldı. Yalnızca Cenova 1452'nin Kasım ayında yardım göndermeye karar verdi ve Giovanni Giustiniani komutasında 700 asker taşıyan Ceneviz kadırgaları 26 Ocak 1453'te Konstantinopolis'e vardı. İmparator Konstantinos, Giovanni Giustiniani'yi kara kuvvetlerinin başkumandan yaptı. Kostantinopolis'teki asker sayısı 8.000 civarındaydı, limanda 26 savaş gemisi bulunuyordu. Daha evvel 700 İtalyanı taşıyan yedi Girit ve Venedik gemisi Şubat ayında şehirden kaçmıştı. Osmanlı ordusundaki asker sayısı ise en az 50.000 idi. Ayrıca Mehmed yalnızca karadan kuşatmanın yeterli olmayacağını düşünerek bir de donanma hazırlatmıştı. Bu donanma bahar aylarında boğazın Marmara girişine vardı. Osmanlı ordusu 23 Mart'ta Edirne'den hareket etti ve 2 Nisan’da Konstantinopolis'e vardı. Aynı gün Haliç'in girişi zincirle kapatıldı. Karargâhını Romanus kapısının karşısına Maltepe'ye kuran Mehmed son kez teslim çağrısında bulundu ama imparator reddetti. 6 Nisan sabahı ilk saldırı başladı. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. İmparator Konstantinos, Giustinani ile birlikte Romanus kapısını savunuyordu. Şehzade Orhan da Marmara kıyısındaki kıtalardan birini yönetiyordu. 20 Nisan günü Papa'nın gönderdiği üç Ceneviz gemisi ve Sicilya'dan gelen bir Rum yük gemisi şehrin açıklarında belirdi. Marmara denizinde yapılan savaşın sonunda akşam saatlerinde dört gemi Haliç'e girmeyi başardı. Donanmasını bir şekilde Haliç'e indirmesi gerektiğini anlayan Mehmed gemilerini karadan geçirmeye kara verdi. Bugünkü Dolmabahçe'den Kasımpaşa'ya uzanan güzergâha kalaslar döşendi ve 70 kadar gemi silindirler üstünde 22 Nisan sabahında Haliç'e indirildi. Böylece Haliç'in kontrolü Osmanlıların eline geçti. Öte yandan kuşatmanın yedinci haftasında Osmanlılar hâlâ kesin bir sonuç alamamıştı. Bu noktada Halil Paşa son bir kez Mehmed'i teslim çağrısı yapmaya ikna etti ancak imparator teklifi yine reddetti. Bunun üzerine Mehmed 24 Mayıs'ta ayın 29'unda karadan ve denizden büyük bir saldırı yapacağını duyurdu. Son saldırı hazırlıklarını Zağanos Paşa düzenledi. Osmanlı ordusu 29 Mayıs'ın ilk saatlerinde taarruza başladı. Osmanlılar son taarruzu üç dalga halinde gerçekleştirdiler. İlk iki saat boyunca başıbozuklar surlara saldırdılar, ardından Anadolu birlikleri onların yerini aldı. Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi. Bu sırada yaralanan Giustiniani'nin savaş alanından ayrılması şehri savunanların arasında büyük moral bozukluğuna neden oldu. Nihayet sabah saatlerinde Osmanlı askerleri Kerkoporta adlı kapıdan içeri girmeyi başardılar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı sancağını diktiler. Mehmed fethin ilk günü öğleden sonra şehre girdi. Ayasofya'ya giderek namaz kıldı ve "Bundan sonra tahtım, İstanbul'dur!" diye buyurdu. Şehir zorla alınmıştı bu yüzden dinî hukuka göre yağmalanabilirdi. Yağma üç gün sürdü. İmparator Konstantinos'un akıbeti meçhuldür. Kimi kaynaklar cesedinin bulunamadığını söylerken, Babinger gibi bazı tarihçiler imparatorun cesedinin mor ayakkabılarından teşhis edildiğini yazar. Şehzade Orhan ise keşiş kılığında şehri terketmeye çalışırken yakalanıp idam edildi. Fatih şehrin ticaret merkezi olan Galata’dan kaçmış olan Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağladı. Rum Patrikhanesi’nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşılığı ile bir Ermeni Patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmed İstanbul’u, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı. Yeni başkentin kurulması Fethin hemen ardından Mehmed şehrin onarımına başladı. Amacı Doğu Roma'yı yıkmak değil onu Osmanlı yapısı içinde diriltmekti. Kuracağı imparatorluk bir İslâm devleti olmakla birlikte Doğu Roma gibi kozmopolit bir yapıya sahip olacaktı. Bu amaçla şehirde Rum Ortodoks Patrikhanesi, Ermeni Patrikhanesi ve Yahudi hahambaşı bulunması gerektiğine karar vermişti. 6 Ocak 1453'te Yorgo Skolaris yeni Ortodoks patriği olarak atandı. Bu yolla Mehmed Ortodoks kilisesiyle Katolik kilisesinin birleşmesini de engellemek istiyordu. Ayasofya camiye çevrildiğinden patriğe resmî makam yeri olarak Havariyun Kilisesi verilmişti. Aynı sıralarda şehirdeki Yahudilerin hahambaşı olarak Moşe Kapsali atandı. 1461 yılında ise Bursa Psikoposu Hovakim İstanbul Ermeni Patriği olarak atandı. Sultan Mehmed, Theodosius Forumu'nun olduğu yerde ilk sarayının inşasını başlattı. Daha sonraki yıllarda Sarayburnu'nda Topkapı Sarayı'nın inşa ettirdi. Fatih, İstanbul’un fethi sırasında ve ilk tahta geçtiğinde sergilediği tutumlar nedeniyle, Çandarlı Halil Paşa’yı 10 Temmuz 1453 tarihinde Edirne'de idam ettirdi. Çandarlı Halil Paşa, idam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır. Yeni fetihler İstanbul'un fethinden sonra Osmanlılara bağlılığını bildiren ve ele geçirdiği bazı kaleleri geri veren Sırplar, Macarlar ile iş birliği yaparak yeniden düşmanlıklarını göstermeye başlamışlardı. Bunun üzerine 1454 -1457 arasında üç kez peş peşe Sırbistan'a sefer düzenlendi. Belgrad dışındaki bütün Sırp toprakları ele geçirildi. Sırp Kralı Bronkoviç'in ölümüyle başlayan taht mücadelelerinden faydalanan Osmanlılar, Sırpları vergiye bağladılar. Taht kavgalarının yeniden alevlenmesi üzerine, Mora seferinde bulunan Fatih, Sırp meselesine son verilmesini emretti. Mahmut Paşa, 1459'da başkentleri Semendire’yi ele geçirilerek Semendire Sancakbeyliği'ni oluşturdu. Böylece Sırbistan'da 350 yıl sürecek Osmanlı hâkimiyeti başlamış oldu. İstanbul'un fethinden sonra Bizans İmparatoru XII. Konstantin'in oğulları, rakipleri Kantakuzen ailesine karşı Mora'da, Osmanlıların yardımını istemişlerdi. Turahanoğlu Ömer Bey, akıncıları ile duruma müdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi. Fakat bu sefer iki kardeş arasında mücadele başlamıştı. Bölge ülkelerinin Mora'yı istilâ niyetlerini bilen Fatih 1458'de harekete geçti. Korent'i ele geçiren Fatih, Mora'nın bir kısmını merkeze bağlayarak, burada bir sancak oluşturdu. Atina ve diğer bölgeler ise Osmanlı yönetimini kabul etti. Kardeşi Dimitrios'a karşı Arnavutların desteğini alan Tomas'ın Osmanlılarla yapılan anlaşmayı bozması üzerine 2. kez Mora'ya sefer düzenlendi. Tomas, Papa'nın yanına kaçmak zorunda kaldı. Bölgeye çok sayıda Türk yerleştirildi. Venedikliler bölge halkını Osmanlılara karşı ayaklandırmaya çalışıyorlardı. Ancak bunda başarı kazanamayan Venedik, Osmanlı kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı (1465). Fatih Sultan Mehmed Anadolu seferine çıkan Fatih, Cenevizlilerin önemli üslerinden Amasra'yı ve Candaroğulları'nın elindeki Sinop'u aldı. Fatih Sultan Mehmed 1477'de Kırım Hanlığı'nı Osmanlı Devleti'nin egemenliği altına aldı. 1479'da bir antlaşma yaparak Venedik'le 16 yıllık savaşa sona verdi. Venedik Arnavutluk'taki kaleleri Osmanlılara bıraktı, karşılığında Mora'daki bazı iskelelerden yararlanma hakkı elde etti. Fatih Venedik'le anlaşmaya varınca, İtalya'nın öteki önemli kent devletlerine savaş açtı. 1480'de İtalya'nın güneyindeki Otranto limanını ele geçirdi. Otranto, Roma'ya giden yolda bir köprübaşı olduğu için bu olay Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Bosna-Hersek seferleri ve Bosnalıların Müslüman oluşu Osmanlılara vergi yoluyla bağlı olan Bosna Kralı’nın, anlaşmalara riayet etmemesi üzerine Üsküp'ten harekete geçen Fatih, Sadrazam Mahmut Paşa ve Turahanoğlu Ömer Bey'e Bosna'nın tamamen fethedilmesi emrini vermişti. 1463 yılındaki seferle Bosna Kralı Osmanlı hâkimiyetini yeniden tanıdı. Ancak şeyhülislamın da fetvasıyla sonra öldürüldü ve bu topraklarda Bosna Sancakbeyliği oluşturuldu. Fakat ordunun İstanbul'a dönmesi üzerine aynı yıl, Macar kralı Bosna'ya girdi. İkinci kez düzenlenen seferle Osmanlılar, Yayçe dışındaki bütün kale ve şehirleri yeniden ele geçirdiler. Bosna seferleri esnasında Hersek Kralı Stefan da ülkesinin bir kısım toprağının Osmanlılara doğrudan bağlanması şartıyla tahtında bırakılmıştı. Ancak 1483 yılında Hersek tamamen Osmanlı toprağı hâline gelecektir. Fatih, Bosna'yı Osmanlı topraklarına kattığı zaman "Bogomil" mezhebindeki Bosnalılara çok iyi davranmıştı. Hem Katolik hem de Ortadoksların kendi kiliselerine almak için baskı yaptıkları Bogomiller bu sebeple Osmanlı yönetimine sıcak bakmışlar ve kendilerine sağlanan din ve vicdan hürriyetinden etkilenerek zamanla Müslüman olmuşlardı. Bu Müslüman Bosnalılara "Boşnak" denilmektedir. Fatih devrinde Osmanlıların karada en güçlü komşusu ve rakibi Macarlar, denizde ise Venedik idi. Macarlar bu dönemde tek başlarına Osmanlılarla baş edemeyeceklerini bildiğinden, doğrudan bir savaşı göze alamamış, Fatih de tabiî sınır olan Tuna'yı geçmeyi düşünmemiştir. Ancak akıncılar vasıtasıyla, Macaristan'a güvenliğin sağlanmasına yönelik yüzlerce başarılı akın düzenlenmiştir. Keza Venedik Cumhuriyeti de Osmanlılarla doğrudan karşılaşmaktansa Balkanlardaki diğer devletleri kışkırtmayı yeğ tutmuştur. Güçlü donanmasıyla Mora ve Ege'deki adalara sahip olmak isteyen Venedik, Osmanlılar karşısında istediği sonucu alamamış, aksine pek çok ada ve kıyı kaleleri Osmanlıların eline geçmiştir. Fatih'in Bosna Fransiskanları'nın özgürlüğü ile ilgili fermanı Ben, Fatih Sultan Han burada tüm dünyaya duyururum ki bu fermanla tüm Bosna Fransiskanları benim korumam altındadır. Ve kimse bu insanları veya kiliselerini incitmeyecek ve zarar vermeyecektir. Benim ülkemde barış içinde yaşayacaklardır. Göçmen olmuş bu insanlar için huzur ve özgürlük bulacaklardır. Benim ülkemde olan manastırlarına dönebileceklerdir. Benim ülkemden kimse, vezirlerim valilerim dahi onurlarına zarar vermeyecek ve onları incitmeyecektir. Eflak ve Boğdan seferleri Yıldırım Bayezid zamanında vergiye bağlanan Eflâk Prensliği'nin başına Fatih tarafından Vlad (Kazıklı Voyvoda) getirilmişti (1456). Osmanlılara bağlı görünen Vlad aslında gizliden gizliye düşmanlık ediyordu. Vlad'ın Fatih'in elçilerini kazığa oturtarak öldürmesi üzerine 1462 yılında Fatih, Eflâk'a bir sefer düzenledi. Boğdan'dan da yardım alan Osmanlı kuvvetleri voyvodayı uzun süre takip etti. Neticede, sığındığı Macarların, Osmanlılarla yaptığı anlaşma üzerine Vlad'ı esir etmeleri ile mesele çözüldü. Fatih voyvodalığa Radul'u getirdi ve Eflâk bir Osmanlı eyaleti hâline geldi. 1455'ten itibaren Osmanlı Hâkimiyetini tanıyan Boğdan Prensliği'nin Kefe'nin fethinden sonra izlediği düşmanca siyaset üzerine Osmanlı kuvvetleri 1475 yılında Racova Savaşında yenilmesine rağmen 1476'da Boğdan'a girdi. Fatih'in bizzat başında olduğu Osmanlı kuvvetleri Boğdan ordusunu büyük bir bozguna uğrattı. Böylece Boğdan da yeniden Osmanlı hâkimiyetini tanımış oldu. Arnavutluk seferleri Papalık ve Napoli krallığının desteği ve kışkırtmasıyla harekete geçen Arnavutluk hâkimi İskender Bey, vur kaç taktiği ile Osmanlı kuvvetlerine baskınlar düzenlemekteydi. Bunun üzerine Fatih, bizzat sefere çıkmaya karar verdi. 1465 yılında gerçekleşen I. seferde, İlbasan Kalesi'ni yaptırıp, içine asker yerleştiren Fatih, Balaban Paşa'yı bölge için görevlendirerek, geri döndü. Ancak, Papa ve diğer devletlerden aldığı kuvvetlerle Türklere saldıran İskender Bey, Balaban Paşa'yı şehit etti ve İlbasan kalesi'ni kuşattı. Bunun üzerine Fatih II. Arnavutluk Seferi'ne çıktı (1467). Ele geçirilen topraklarda yeni garnizonlar oluşturuldu. Bu sırada İskender Bey ölmüş ve yerine oğlu Jean geçmişti. Arnavutlukta başlayan kargaşa sebebiyle Fatih 3. kez Arnavutluk seferini başlattı. Arnavutların elinde kalmış olan Kroya ve İşkodra kuşatıldı. Nihayet 1479'da Arnavutluk da bir Osmanlı vilayeti durumuna geldi. Trabzon Rum Devleti'nin yıkılışı 1461'de Pontus Devleti'nin (Trabzon İmparatorluğu) başkenti Trabzon'u ele geçirdi ve bu devletin varlığına son verdi. 1462'de yeniden Rumeli seferine çıktı. Eflâk’ı Osmanlı Devleti'ne bağladı ve 1463'te Bosna'yı tamamen ele geçirdi. Aynı yıl Ege Denizi'ndeki Midilli Adası'nı alınca Venedikliler'le arası açıldı. Bu olay, 1479'a kadar sürecek olan savaşın da başlangıcı oldu. Fatih'in Ege'de fethettiği adalar; Taşoz, Eğriboz, Limni, Semadirek, İmroz, Midilli ve Tenedos'dur. 1465'te Hersek'in büyük bölümünü, 1466'da da Arnavutluk'taki bazı kaleleri fethetti. Fatih'e karşı Karamanoğulları ve Akkoyunlular ittifakı Osmanlı Devleti'nin gelişen bu gücü karşısında Karamanoğulları, Doğu Anadolu'daki Akkoyunlular'la ittifak kurdu. Fatih, 1466'da yeni bir Anadolu seferine çıktı. Karamanoğullarının başkenti Konya'yı ele geçirdi. Ama İstanbul'a dönünce Karamanoğulları, Osmanlılara geçen yerleri geri aldılar. Sonradan sadrazam olacak olan Gedik Ahmed Paşa 1471'de Karamanoğullarını bir kez daha yenilgiye uğrattı. Akkoyunlular, Karamanoğulları’nı desteklemeye devam ettiler. Bunun üzerine Fatih, 11 Ağustos 1473'te Otlukbeli Savaşı’nda Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ı ağır bir yenilgiye uğrattı. Ertesi yıl da Karamanoğulları beyliğini tamamen ortadan kaldırdı. Ölümü Fatih 1481’de, Anadolu’ya doğru yeni bir sefere çıktı. Ama daha yolun başında hastalandı ve 3 Mayıs 1481’de Gebze'deki ordugâhında öldü. Gut hastalığından öldüğü sanılmakla birlikte, zehirlendiği de söylenir. Ölümünden sonra oğlu Bayezid tahta çıktı. Fatih Sultan Mehmet, kendi adını taşına Fatih Camii'ndeki Türbesinde tek başına yatmaktadır. Seferi nereye düzenlediği tam olarak bilinmemektedir. Zira Fatih bu bilgiyi seferin güvenliği açısından çok gizli tutuyor ve kimseye söylemiyordu. Ancak tarihçiler seferin Mısır'a ya da Roma'ya (Papalık) olacağı yönünde tahminler yürütmektedir. Ama başka kitaplar ve tarihçiler ise farklı yerlere fetih düzenleyeceği görüşündeydi. Birlikleri Üsküdar'da topladığı ve hazırlıkları başlattığı için seferin İtalya'ya olma olasılığı günümüz tarihçileri tarafından makul bulunmamaktadır. Fatih Sultan Mehmet öldükten sonra Papa, 2-3 gün boyunca tüm kiliselerin çanlarını çaldırmıştır. Ailesi II. Mehmet'in oğullarından 8. Osmanlı Padişahı II. Bayezid II. Mehmet'in oğullarından Cem Sultan Eşleri Gülbahar Hâtun: II. Bâyezid ile Gevher Sultan’ın annesidir. Gülşah Hâtun: Karamanoğulları'ndan İbrahim Bey’in kızıdır. Sıtti Mükrime Hâtun: Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızıdır. Çiçek Hâtun: Türkmen Beyi kızıdır. Helene Hâtun: Mora Despotu olan Demetrus’un kızıdır. Anna Hâtun: Trabzon Rum İmparatoru'nun kızıdır, evlilikleri kısa sürmüştür. Alexias Hâtun: Bizans prenseslerindendir. Mustafa II. Bayezid Cem Sultan Gevher Sultan. Akkoyunlu Uzun Hasan'ın oğlu Uğurlu Mehmed Mirza ile evli. Oğlu Akkoyunlu Göde Ahmed Bey'dir. Bir kızının adı Kevser, diğer kızının adı bilinmemektedir. Yenilikleri ve kanunnameleri Fatih, askeri başarılarla Osmanlı Devleti'ni büyük bir imparatorluğa dönüştürdü. Bilime, tarihe ve felsefeye özel ilgi gösterdi. Türkçe'den başka Arapça, Farsça, Latince ve Yunanca kitaplardan oluşan özel bir kütüphanesi vardı. "Avni" takma adıyla şiirler yazdı. Şiirleri Fatih Divanı (1944), Fatih’in Şiirleri (1946), Fatih ve Şiirleri (1959) gibi adlar altında basıldı. Bilim adamlarını ve edebiyatçıları destekleyen Fatih, nesir ustası Sinan Paşa ile şair Ahmed Paşa'yı vezirliğe kadar yükseltti. Ünlü matematikçi ve astronomi bilgini Ali Kuşçu'nun İstanbul'da kalmasını sağladı. Fatih, İtalyan ressam Gentile Bellini'yi 1479'da İstanbul'a getirterek resimlerini yaptırdı. Fatih, Osmanlı Devleti’ne düzenli ve sürekli bir yapı kazandırmak için önemli düzenlemeler yaptı. Yönetim, maliye ve hukuk alanında koyduğu kuralları içeren Fatih Kanunnamesi, sonraki dönemde de yürürlükte kaldı. Bu kanunname, tahta çıkan padişaha devletin geleceği için kardeşlerini öldürme hakkı veriyordu. Fatih’in Osmanlı devlet düzenine ilişkin temel ilkelerin pek çoğu, Tanzimat dönemine kadar geçerliliğini korudu. Fatih’in saltanatı döneminde Osmanlı ülkesinde 500'den fazla mimari yapı yapıldı. Onun adına yapılan en önemli yapı, İstanbul'da bir cami ile medrese, kitaplık, imarethane (aşevi), darüşşifa (hastane), hamam, kervansaray gibi birimleri kapsayan Fatih Külliyesi’dir. Eğitim ve kültür Fatih Sultan Mehmed'in tarihteki en önemli yanlarından birisi de eğitime verdiği önem olmuştur. Üniversite anlamında Osmanlı tarihinde ve dünya tarihinde bilinen en eski eğitim kurumlarından olan Sahn-ı Seman'ı kurmuştur. Sahn-i Seman İstanbul'un ilk Türk yükseköğretim kurumudur. Sahn-ı Seman medreseleri Fatih Külliyesi içindeki en yüksek düzeyli medreseler idiler. Sahn-ı Semân'ın eğitim müfredatının hazırlayıcılarından çağın önemli bilim adamı Ali Kuşçu'dur. Medreselerde Ali Kuşçu tarafından düzenlenen bir okutma planının olduğu, hattâ bunun “Kânûnnâme” şeklinde yapıldığı bilinmekle birlikte, bugüne kadar incelemesi yapılan Osmanlı arşiv belgeleri arasında bulunamamıştır. Bu kanunnamenin aslının 1918 yılında külliyede çıkan yangınla yok olması da olasıdır. Sahn-ı Semân, Kanuni tarafından açılan Süleymaniye medreseleri zamanına kadar nakli ve akli bilimlerde öğrenci yetiştirmekteydi. Kanuni devrinde bu medreseler şer'î ilimler ihtisası yapılan medreseler olmuşlar, Süleymaniye medreseleri de aklî ilimlerin ihtisas yeri olmuştur

16 Mart 2013 Cumartesi

Sanal Radyo Dinle Radyoyo

Sanal Radyo Dinle Radyoyo hakkında.. Günümüzde Radyo ve televizyon yayıncılığı, etkisi açısından en önemli medya aracı haline gelmiştir. Bu nedenle bu kuruluşların gerek kuruluş aşamasında gerek sonrasında hem tüzel kişilik durumu, hem mali yapıları hem de hisse oranları sıkı denetim altına alınmıştır. Buna gore öncelikle Radyo ve Televizyon yayın izni, sadece radyo ve televizyon yayıncılığı, haberleşme, eğitim, kültür ve sanat amacıyla anonim şirketlere verilir. Radyo Dinle Radyoyo Bir başka ifade ile Radyo ve Televizyon yayınları yapabilmek için mutlaka bir anonim şirketin söz konusu olması gerekir. Gerçekj kişiler ve diğer şirketler radio ve televizyon yayıncılığı yapamazlar. Anonim şirket olarak kurulacak özel radyo ve televizyon kuruluşları, Türk Ticaret Kanunu’nda ve diğer kanunlarda aranılan şartları da yerine getirmek suretiyle kurulurlar. Ancak, bunların hisse senetlerinin halka arzı için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınmadan önce, RTÜK’ün onayının alınması gerekir. Bir anonim şirket en çok bir radyo ve bir televizyon işletmesi kurabilir. Ancak her türlü radyo ve televizyon vericisi, aktarıcı, yansıtıcı ve güçlendirici cihaz ve sistemleriyle kablolu veya kapalı devre radyo ve televizyon sistemlerindeki çokluk, birden fazla radyo veya televizyon işletmesi anlamına gelmez. Özel radyo ve televizyon kuruluşları olarak kurulan anonim şirketlerin ortakları olan gerçek ve/veya tüzel kişilerin; Siyasi Partiler, Dernekler, Sendikalar, Meslek Kuruluşları, Kooperatifler, Vakıflar, Mahalli İdareler ile bu idarelerce kurulan veya bu idarelerin ortak oldukları şirketler,Radyo Dinle Radyoyo iş ortaklıkları, birlikler, üretim, yatırım, ihracat, ithalat, pazarlama ve finans al kurum ve kuruluşları olmaması, bazı suçlardan dolayı hüküm giymiş olmamaları, aynı kuruluşta üçüncü derece dahil kan ve kanuni hısımlık bağlarının bulunmaması, her birinin kuruluştaki hisse miktarının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini aşmaması, bir kısmının yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişilerden oluşması halinde, bunların getirdikleri yabancı sermaye payının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini geçmemesi ve bir başka özel radyo ve televizyon kuruluşuna ortak olması, bir kısmının Türkiye'de gazete çıkaran gerçek ve tüzel kişiler ile basınla ilgili mevzuata göre gazete sahibi olanlardan oluşması halinde, bunların bir arada hisse miktarları toplamının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini aşmaması gerekir. Özel radyo ve televizyon kuruluşları Radyo Dinle Radyoyo olan anonim şirketlere ortak olan gerçek ve tüzel kişilerin bu şirketlerdeki hisseleri toplamı % 20'yi geçemez. Yabancı ülkelerin vatandaşlığını haiz olan gerçek kişiler ile bu ülkelerde kurulmuş olan tüzel kişilerin hisseleri bir özel radyo ve televizyon kuruluşundaki ödenmiş sermayenin % 20'sini geçemez. Bu kişiler birden fazla radyo ve televizyon kuruluşuna ortak olamazlar. Özel radyo ve televizyon kuruluşları, yayın izni ve lisansını aldıktan sonra ortaklarında veya ortaklarının sermaye paylarında ödenmiş sermayenin % 10'unu aşan oranda meydana gelen kanuna uygun değişiklikleri RTÜK’e bildirirler. Bir gerçek veya tüzel kişinin, ödenmiş sermayenin yüzde 10'unu temsil eden payları edinmesi veya bir kişiye ait paylarının bu oranı aşması sonucunu veren hisse devirleri ile bir kişiye ait payların bu oranın altına düşmesi sonucunu veren hisse devirleri RTÜK iznine tabidir. Kuruluşların hisse senetleri, Sermaye Piyasası Kanunu ve mevzuatı ile Özel Radyo ve Televizyon Kuruluşlari İdari Ve Mali Şartlar Yönetmeliğihükümlerine göre halka arz edilebilir. RTÜK’ün yayın lisansı verdiği bir kuruluş bu lisansı, yayın istasyonlarını ve şebekelerini, RTÜK izniyle, mevzuatın aradığı şartları taşıyan bir üçüncü kuruluşa devredebilir. Ortaklarda ve ortaklık paylarındaki değişiklikler, Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayınları Hakkında Kanun’un bu konuda hüküm altına alınan sınırlar içinde mümkündür. Devreden ve devralan kuruluşların Kanun ve ilgili Yönetmeliklerde aranan yükümlülük ve şartları yerine getirmeleri halinde, RTÜK yayın lisansının devrine izin verir. Yurt dışında Radyo Dinle Radyoyo Türkiye'ye yönelik yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarına RTÜK tarafından frekans, kanal ve kablo kapasitesi tahsis edilemez. Bunlara Türkiye'de vergi mükellefi olanlar tarafından ödenen reklam ve ilân bedelleri vergi matrahından düşülemez. Belirli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda ödenmiş sermayenin % 10'undan fazla hissesi olanlar Devletten, diğer kamu tüzel kişilerinden ve bunların katıldıkları işletme ve ortaklıklardan herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak üstlenemezler, menkul kıymetler borsalarında muamelede bulunamazlar.

11 Şubat 2013 Pazartesi

Siteme Radyo nasıl kurarim

Radyo Dinle Radyoyo yani radyo kurmak...Bu yazıda başlıkta da belirttiğimiz gibi Radyo kurmayı anlatıcam. Başlıktaki Tüm soruları teker teker cevaplayacağım. İsterseniz hemen sorulara geçelim ve sizi bekletmeyelim… VPS’ye radyo nasıl kurulur?: VPS’ye hiç gerek yok arkadaşlar. VPS değilde, bunun için hosting almanız gerekiyor ve bu ihtiyacımızı %100 görüyor. VPSye daha çok para harcayarak karmaşık bir yola girmeye hiç gerek yok. Bu iş için yaratılan Radyo Hostingler mevcut. Dilerseniz Radyoyu nasıl kurarız, Radyo hostingi nereden bulabiliriz onu öğretelim. Radyo hosting nasıl kurulur?: Radyo hostingi sitenize kurmayı bir sonraki yazıda anlatacağım. Fakat burada cevaplamam gereken yer “Radyo Hostingi nereden almalıyım?” Sorusudur. Onuda aşağıda yazdım: Radyo hostingi nereden almalıyım?: Size bir firma adresi vericem arkadaşlar. Oraya girerek Radyo hosting bölümünden kampanyalara ve fiyatlara bakabilirsiniz. İstediğiniz bir paketi seçerek satın alabilirsiniz. Adres: Muzaffer bilişim. (Google’da aratınız) Siteye Radyo Hosting’i nasıl kurarım?: Hiç merak etmeyin. Çünkü böyle bir kurulum ile ugrasmıcaksınız. Firmadan aldığınız hosting paneline girerek kodları alarak radyoyu yayınlamak istediğiniz alana yapıştırmanız yetecektir. Panel zaten Türkçe arkadaşlar… Ufak bir bilgi size yetecektir. Radyo Hosting özelliklerim nasıl olmalı?: Bende daha once bir radyo hosting aldım ve kurdum arkadaşlar. Bence en alt özellikler şöyle olmalı: a. 100 Anlık dinleyici b. Oto DJ-Radyo Dinle Radyoyo c. 2 GB Mp3 alanı d. 128 KB yayın kalitesi

Radyo Dinle Radyoyo Hakkinda

Bakın bu gün Radyo Dinle Radyoyo hakkında acayip açıklayıcı bilgiler vermeye çalışacagım...Bakın bazen terslikler oluyor..Ben iki kere yazı yazmak durumundada kalabiliyorum.. Herkezin dinleme zevki farlıdır..Ben cazz dinleri ahmet, mehmet pop dinler...Herkezin dinleme keyfi farklıdır..Bu konu hakkında ilerdeki gunlerde daha farklı yazılar yazacagım.. Radyo Dinle Radyoyo..Bakalım ne olacak...Deneme yazılarım umarım begenilir..

10 Şubat 2013 Pazar

Acaba Hürrem Sultan Kimdir

Bakış: Hürrem Sultan (1506 - 1558) !!Hürrem Sultan, 1506 yılında rusyada doğdu. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi ve Osmanlı tarihinde önemli roller oynamış bir haseki sultandır. Aslı Rus olan Hürrem Sultan'ın asıl adı Roxelanne'dır. Güzelliği nedeniyle küçük yaşta Kırım hanı tarafından Osmanlı sarayına sunulan Hürrem Sultan, sarayda çok özel bir eğitim gördü. Dişiliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında kendine yer edindi.i

Kanuni Sultan Süleyman'in aşırı güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi olduktan sonra belli bir plan dahilinde çalıştı, el altından çeşitli entrikalar uygulayarak on altıncı yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkiledi.i Kanuni'nin, Gülbahar Hatun'dan olan veliahtı Sultan Mustafa'yı ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalar ile önce Gülbahar Hatun'u, ardından kırk yaşındaki veliaht Mustafa'yı boğdurttu.i

i-Devlet yönetimine de hakim olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı.i Tüm bunlara rağmen, oğullarından birinin tahta çıkışını göremeden elli iki yaşındayken öldü. i